18yy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18yy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2010-07-19

Lamarckismus


Lamarckismus ist die Theorie, dass Organismen Eigenschaften an ihre Nachkommen vererben können, die sie während ihres Lebens erworben haben. Sie ist nach dem französischen Biologen Jean-Baptiste de Lamarck benannt, der im 19. Jahrhundert eine der ersten Evolutionstheorien entwickelte. Anders als vielfach dargestellt ist die Vererbung erworbener Eigenschaften nur ein Teilaspekt von Lamarcks ursprünglicher Theorie; der Terminus Lamarckismus bezeichnet daher heute in der Regel nicht Lamarcks Theorie als Ganzes.

Lamarck_1744_1829

Lamarck 18.yüzyıl bilim adamı. Freud u ne kadar etkilediğini anlamak kolay bir iş değil, ama Freud un evrim kuramlarından genel olarak etkilendiği kesin. Darwin ve Lamarck bu konuda iki büyük isim.

Evolutionstheorie [Bearbeiten]
Um das Jahr 1800 entwickelte Lamarck eine Theorie der Arttransformation, der Veränderlichkeit der Arten. Die Denkwege, die ihn dazu führten, sind nicht bekannt, als wichtige Punkte werden folgende diskutiert: Seine Erkenntnisse als Systematiker, dass sich die Klassen linear nach ihrer Komplexität reihen lassen; sein Wechsel von einer vitalistischen zu einer mechanistischen Physiologie; sich daraus ergebend die Möglichkeit der Urzeugung sowie eine epigenetische Sichtweise der Ontogenie; sein Projekt der Physique terrestre, innerhalb der die Transformation die Erklärung für die Vielfalt der Lebewesen bildete. Ein weiterer Ausgangspunkt war möglicherweise die in den 1790er Jahren in Paris geführte Diskussion, ob Arten aussterben können. Die Veränderlichkeit der Arten war für Lamarck eine Möglichkeit, das von ihm abgelehnte Aussterben und die Fossilfunde in Übereinstimmung zu bringen.

Lamarcks Theorie zufolge entstehen die einfachsten Organismen durch Urzeugung. Urzeugung findet auch in der Gegenwart noch statt. Diese Organismen entwickeln sich zu immer komplexeren Formen, wobei der Entwicklung ein Richtungssinn innewohnt: vom Einfachen zum Komplexen. Pflanzen und Tiere haben sich demzufolge unabhängig voneinander entwickelt. Diese Theorie ist auch eine reine Transformationstheorie, sie beinhaltet im Gegensatz zu Darwins Theorie keine gemeinsame Abstammung aller Arten. Die einzelnen Tierklassen sind unabhängig voneinander entstanden. Die Klassen haben gleichartige Vorfahren, die durch die Urzeugung entstandenen Formen, aber keine gemeinsamen Vorfahren. Ihre jeweilige Höherentwicklung verläuft demnach parallel und unabhängig voneinander. Die Höherentwicklung erfolgt aufgrund eines im Organismus angelegten und determinierten Prozess. Lamarcks Evolution ist also gerichtet, wenn auch nicht von einem vorbestimmten Ziel aus.

Die Vielfalt der Arten und die Abweichungen von der reinen Stufenfolge erklärte Lamarck mit einem zweiten Mechanismus, der als Nebenprinzip zur Höherentwicklung fungiert: veränderte Umweltbedingungen veranlassen die Tiere zu veränderten „Gewohnheiten“ (habitudes), die zu verändertem Gebrauch von Organen führt. Der veränderte Gebrauch führt zu Modifikationen des Organs, die auf die Nachkommen vererbt werden. Dieses Nebenprinzip wurde nicht von Lamarck entwickelt, die Vererbung erworbener Eigenschaften war im 18. und auch noch 19. Jahrhundert weithin anerkannt. Alleine dieser Teil von Lamarcks Evolutionstheorie, die Vererbung erworbener Eigenschaften wurde in späterer Folge als Lamarckismus bezeichnet.

2009-07-27

27 Temmuz 09

Sevgili Günlük,

Hala aynı şeyleri düşünüyorum. 'Ağlayan Deve' filmi güzeldi. Deve yavrularının bu kadar tatlı ve güzel olduklarını bilmiyordum. Hele filmde 'başrolü oynayan' minik beyaz deve ne kadar tatlı idi. Gobi Çölü bile burdan daha iyi diye de aklımdan geçmedi değil. Çöldeki bir deve burdaki birçok insandan daha hassas. Ama bu beni hiç şaşırtmıyor, orda burdaki kadar kakafoni yok tabii.
İnşaat saatleri hangi ülkede keyfidir? Cumartesi ni Pazar a bağlayan gece saat 1 gibi hangi şehirde inşaat yapılır? Onu geç, dün gazetede gördüm, sayın başbakan RTE yoldan geçenleri artık durdurup, keyfi şımarıklıklar yapıyormuş... Sana ne milletin dinlediği müzikten? Ne kadar büyük bir rezillik, bir başbakanın yapacağı birşey midir bu? Herhalde bu ülkede önemli birşeyden bahsedilmesin, gündem böyle sığ ve saçma kalsın diye...
Ama bence müzik önemli... Hem de çok önemli...
Sonra Mustafa filmi de aklımdan çıkmış değil. Filmde eleştirilecek birçok nokta var ama bir yerde 'Mustafa Kemal dini özele indirgemeye çalıştı gibi birşey vardı... Bir kere bu çok saçma. Türkiye de bugün 'kültür savaşları' yaşayan ve yaşatan kısmın hiçbir zaman bir özeli olmadı ki...'Özel' 18.yy da Batı da yavaş, yavaş oluşuyor ve 'mahrem' falan demek değil...Çünkü 'mahrem' hep vardı Doğu toplumlarında...
Can Dündar inanılmaz derecede yüzeysel ve sermayenin vıcıklığında görüşler etrafa saçtığı için bilmeyebilir ama bu ülkede taşrada veya daha başka kesimlerde 'özel' yok...
Zaten Sabancı dan da bu ülkeye bir hayır gelse şaşardım açıkçası... Adamların destekledikleri film bile kendi varlıklarını bu ülkede sağlamlaştırmak için...
Laiklik bu ülkeden bakıldığında evrimde bir gelişme derecesi, siz ordan çok uzaksınız...
Aklıma bir de Viyana da yaşadığım birşey geldi, AB ye bağlı bir kuruluş için bir anket yapılıyordu, sağlık ile ilgili bir anketti, anonim yapılıyordu. Türkiye yi terketmelerine sebep olarak politik irtica sebebini işaretleyen iki genç kızın (hem de başörtüsü yüzünden), aynı zamanda iki kere evlilik dışı çocuk aldırdıklarını anketten anladım ve açıkçası şaşırdım... Ankette aynı zamanda 'ekonomik sebeplerle göç' maddesi vardı, bu maddeyi işaretlemediler, ki aslında durum % 100 öyle idi...Çok gençtiler, anladım ki, gurur yapıyorlar...Ne kadar saçma... Sanki fakir olmak ayıp birşeymiş gibi veya onların bir suçu imiş gibi...Neyse. Sonra daha beteri muhtelemen aile içi tecavüz kurbanılar ama da bunu telafüz bile edebilecek durumda değiller... İşte dindar Anadolu diye geçti aklımdan...Ve tabii aslında herşeyin suçlusu Atatürk idi... Kadınları 'açmasa' idi, tecavüz de olmayacaktı!!!!! Çüşşşş! Ohaaa!!!!! Halbuki inanılmaz küçük metrekarelerde çok fazla kişi yaşıyorlar...Olayın tabiiki Atatürk ile falan alakası yok... Ama işte bir AKP seçmeni profili size!!!! Bu ülkede kadınların 'açık' veya 'kapalı' olması 'özel' in konusu olamaz! Siz daha insan bile değilsiniz, ilk önce insan olmanız lazım!

2009-07-16

Çamaşırcı_1735_Chardin



Aslında 'Çamaşırcı Kadın' dememiz lazım. Dün gördüm bu resmi ve pek hoşuma gitti, gerçi benim gördüğüm sanki aynı resmin başka bir versiyonu idi ama yine de. Zaten iki tane varmış bu resimden, bir tanesi St. Petersburg ta imiş. Bu St. Petersburg ta olan.
18.yüzyılın ilk yarısında dahi Paris te sabunun pahalı ve çamaşır yıkamada bu yüzden pek yaygın olmadığı yazıyor. Ama bu tabii başka bir konu ve bence resmin atmosferi ile hiç ilgisi yok.

24 Şubat 2011

Bir blogun yapısına ters de düşse, geriye dönük buraya bir Chardin (1699-1779) sergisi linki koyacağız.

http://www.museodelprado.es/exposiciones/info/en-el-museo/chardin/

Sergi 1 Mart 2011 de başlıyor  29 Mayıs a kadar sürüyor.

2009-07-14

14 Temmuz 1789




Fransız Devrimi  üzerine  yeni  kitaplar  çıkıyor. Bunlardan bir tanesi Slovaj Sisek in sunduğu 

'Robespierre, Virtue and Terror'. Herkese tavsiye ediyorum.

14 Temmuz Fransız tarihinde ve dünya tarihinde önemli bir gündür. 

2008-06-14

Émilie_du_Châtelet 1706-1749

Emilie du Chatelet yeterince tanınmıyor herhalde kadın olduğu için. Ben şimdi tesadüfen rastladım ona. Daha evvelden de biliyordum ama Newton un Pricipia sını fransızcaya çevirdiğini bilmiyordum. Ayrıca Leibniz in felsefesi üzerine de yazmış, ama tabii ki bir sürü gereksiz erkek filozof kadar tanınmıyor...Şaşırıyor muyuz, hayır şaşırmıyoruz...
p.s. yukarıda Wikipedia linki var.

2008-05-12

Lavoisier 1743-1794




p.s. Resimler de Wikipedia dan...

17 Nisan 2009

EK

Lavoisier nin bu sayfalarda geçmesinin sebebi hamileliğin 5.ayına kadar elimde olan kitap; SSR di.

From Wikipedia:

Antoine-Laurent de Lavoisier (August 26, 1743 – May 8, 1794; pronounced [ɑ̃ˈtwan lɔˈʁɑ̃ də la.vwaˈzje]), the father of modern chemistry,[1] was a French nobleman prominent in the histories of chemistry, finance, biology, and economics. He stated the first version of the law of conservation of mass,[2] recognized and named oxygen (1778) and hydrogen (1783), disproved the phlogiston theory, introduced the metric system, wrote the first extensive list of elements, and helped to reform chemical nomenclature. He was also an investor and administrator of the "Ferme Générale" a private tax collection company; chairman of the board of the Discount Bank (later the Banque de France); and a powerful member of a number of other aristocratic administrative councils. All of these political and economic activities enabled him to fund his scientific research. However, because of his prominence in the pre-revolutionary government in France, he was beheaded at the height of the French Revolution.

***

'As one of twenty-eight French tax collectors and a powerful figure in the unpopular Ferme Générale, Lavoisier was branded a traitor during the Reign of Terror by French Revolutionists in 1794. Lavoisier had also intervened on behalf of a number of foreign-born scientists including mathematician Joseph Louis Lagrange, granting them exception to a mandate stripping all foreigners of possessions and freedom.[7] Lavoisier was tried, convicted, and guillotined on May 8 in Paris, at the age of 50.

Lavoisier was actually one of the few liberals in his position. One of his actions that may have sealed his fate was a clash a few years earlier with the young Jean-Paul Marat whom he dismissed curtly after being presented with a preposterous 'scientific invention'. Marat subsequently became a leading revolutionary and one of the French Revolution's more extreme "professional common men."