Devrim Tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Devrim Tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2010-06-30

Lumumba_1925_1961

Lumumba (1925-1961) yeniden gündemde. Az evvel BBC de yine bu rezil cinayetten bahsedildiğini duyunca, yazmam gerektiğini düşündüm. Halbuki yazacak birçok şey ve bambaşka şeyler vardı kafamda ama üşeniyordum. Tatilden sonra tekrar başlamak bazı şeylere insana zor geliyor.
BBC nin sanki İngiltere nin hiç suçu yokmuş gibi yapmasını enteresan buluyorum. Bütün pis işlerde BBC A.B.D. yi tek suçlu gibi gösteriyor. En büyük suçlu tabii, bunu tartışmıyoruz ama yine de...
Congo yu sömürmede İngilizlerin ve Belçikalıların ortak olduğu bir şirketten bahsedildiğini duydum. Lumumba nın katlinde CIA tek başına değildi muhtemelen. İğrenç, resmen iğrenç. Lumumba yı işkence ile !!!! öldürtüp, yerine Mobutu yu getirmeleri bence herşeyi açıklıyor...
Che Guevara (1928-1967) yı öldürmelerinden de hala utanç duymuyor birçok A.B.D. li ve ben buna hala şaşırıyorum. Ben de safım biraz galiba yavv...:-) Yavru bir kedinin ismine bile tahammül edemeyen bir Amerikalı profesörle tanışınca bir keresinde çok şaşırmıştım...
Afrika ve Latin Amerika olmasa Batı nerde olurdu 19.yüzyılın sonunda kimbilir?...

Link:http://es.wikipedia.org/wiki/Patrice_Lumumba

Bunu da Le Monde dan alıp, buraya koyuyorum:

REPÈRES
1874-1877 : exploration du fleuve Congo par Henry Morton Stanley

1886 : le roi belge Léopold II devient roi de l'État indépendant du Congo (EIC). Le Congo est la propriété du roi.

1908 : Léopold II cède l'EIC à la Belgique, naissance du Congo belge.

30 juin 1960 : le Congo belge devient indépendant et se renomme République du Congo

11 juillet 1960 : coup d'état des militaires, avec en tête le général Mobutu. Le pays est unifié en 1965, et devient la République démocratique du Congo.

1977 : politique de "l'authenticité". Le pays se nomme désormais République du Zaïre.

1997 : le général Mobutu est renversé par Laurent-Désiré Kabila

2006 : Joseph Kabila, fils de Laurent-Désiré, devient le premier président élu au suffrage universel direct.

Ayrıca yine, yeni, yeniden bir not:

Ein Kongress dieser sowie verschiedener ethnisch-regionaler Parteien und nationaler Bewegungen forderte 1959 die sofortige volle Unabhängigkeit des Kongo. In der Folge kam es zu Unruhen, auf die die belgische Regierung hart reagierte. Im Oktober 1959 wurde auch Lumumba verhaftet und gefoltert. Erst nachdem der belgischen Regierung klar wurde, dass sie die Kontrolle über das riesige Land nicht aufrechterhalten könnte, wurde er nach rund drei Monaten am 25. Januar 1960 freigelassen. Zwei Tage später, am 27. Januar 1960, kündigte Belgien Wahlen und Selbstverwaltung an und erklärte, dass es sich innerhalb von sechs Monaten aus dem Kongo zurückziehen werde. Das Versprechen hielt Belgien, am 30. Juni 1960 erhielt der Kongo seine Unabhängigkeit, nachdem einen knappen Monat zuvor am 25. Mai 1960 der MNC in den ersten freien Wahlen des Kongo die meisten Stimmen auf sich vereinigt hatte.

2009-12-31

The City of the Sun_1623

31 Aralık 2009

Dün yazdıklarım aklıma tabii başka şeyler de getirdi. Üniversitede iken ilk seçtiğim derslerden biri Karl Marx ile ilgili bir dersti. Hayal kırıklığı yaşamıştım ama yine de aklımda bazı şeylerin bunca zaman kalmış olmasına şaşırdım... Marx(5 Mayıs 1818,Trier- 14 Mart 1883, Londra) a öncü olarak genellikle 4 utopistten bahsedilir. Campanella, Thomas Morus, Saint-Simon, Fourier...
Aslında bu dördünün bir grupta yer alması şu anda bana saçma geliyor, ama zaten eğitim programları ne kadar mantıklı olabilir ki...Yine de tabii bir düzenleme yardımcısı...
Campanella ve Thomas Morus birbirlerine en azından zaman olarak daha yakınlar... Saint-Simon ve Fourier in aslında başka bir kategoride olması gerekir.
İki eser arasında da çok fark var, ama yine de ikisi de birbirini çağrıştırıyor...

2009-12-30

Thomas Morus Utopia_1516


Bu kitapla ilgili güzel bir link buldum, yukarda veriyorum. Thomas More un Utopia sını türkçe olarak okuyorum, insana bazı şeyler ne kadar da tanıdık geliyor. Kitap Oda Yayınlarından çıkmış. Yukarıdaki link bu kitabı Almanca okumak isteyenler için. Kitabın aslı Latince imiş. İngiltere gibi vahşi kapitalizmin anavatanı olarak bilinen bir ülke için oldukça ilginç bir kitap...

Check also these links:
http://www.ub.uni-bielefeld.de/diglib/more/utopia/
http://librivox.org/utopia-by-thomas-more/

Not: Kitap 1516 da yazılmiş ve basılmiş. Bu sanırım bir istisna böyle kitaplar için, yani yazıldığı yıl basılmış olması.

2007-04-28

Paris Paris


Aslında Paris yüzünden bu blogu değiştirmem gerekti. Bu blogda Istanbul ve Viyana dan bahsederken, ilişkim, derin bir ilişkim olan şehirlerden bahsediyordum. Ama arada kaçamak bir flirt de fena değildir diye Paris i düşünmeye başladım...:-) Gerçi Paris konu olarak hep vardı... Yani kuramsal olarak Paris hep vardı arka planda ama şehir olarak onu öne çıkarmak aklıma gelmemişti.
Paris imperyal bir şehir. Yani büyük imparatorlukların baş şehri olmuş şehirlerden... Bu önemli bir fark. Mesela Istanbul ve Ankara arasındaki en büyük fark bence birinin bir imperyal şehir olmuş olması, ötekisinin ise böyle bir tarihi olmayışı. Bu tabiiki eksiklik olarak algılanmamalı ama mimaride ve daha başka şeylerde bir fark yaratıyor.
Paris ama ayrıca modern zamanların önemli bir şehri idi. Yukarıda Fransız Devrimi nin geçtiği yerler olarak Seine nehrinin sağ tarafında kalan Tuileries ve Bastille arası anlatılıyor.