Biz bu ülkeye, bu sehire layik degiliz! Evet, buna artik kesin olarak karar verdim. Cumhuriyet Mimarisi blogumda kendi kendime bir soru soruyorum; Eger Osmanli olmasaydi bu sehir nasil gözükecekti diye... Sorunun cevabi birkac gün sonra karsima cikti. Kadiköy den Bostanci ya denizden giderken gördüm. Silüet namina hicbir sey yok! Ne bir cami, ne bir güzel yapi, özel veya devlete ait hicbir sey yok! Ne bir yali, ne bir yesil park! Hicbir sey yok! Dünyanin en güzel cografyalarindan biri heder olup, gitmis... Barinak yapmayi ögrenen insanlar cenneti! Heryer konut! Ne nefret bir görüntü! Estetik acidan demokratiklesme bazen korkunc sonuclar doguruyor... Kücük burjuvalasmaya dönüsüyor bazen demokratiklesme, bazen dinci prolotaryat olarak karsimiza cikiyor... Platon zaten bu demos tan adam olmaz dememis miydi? :-)) Platon aslinda kendisi gelmis, gecmis en büyük sofistlerden biri degil miydi? O bir estetti... Biliyor sunuz Platon demokrasiyi halk yönetimi oldugu icin ideal bir yönetim sekli olarak görmez! Devlet kavrami bu yüzden cok önemlidir Platon da... (Bizde tabii devlet te yok! Türkiye de devlet diye bir organizasyonun olmadigini ben Yalova depreminde anladim.)
Herkes kendi basinin caresine baksin!
Halbuki oralari sadece yesil olarak kalsaydi, herkes icin daha iyi olmayacak miydi? Bence bogaz seridi imara acilmamaliydi... Park olarak herkese acik kalmaliydi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder