17 Agustos 1999 Depremi eger firsatim olsa en cok filmini cekmek istedigim sey olurdu herhalde...
Cünkü edebi olarak islenmesi bende hep kitsch korkusu yaratıyor... Defalarca bunu düsünmeme ragmen yine vazgeciyorum... 9 siddettinde bir depremi tasvir etmek karsidakine ne hissettirir bilmiyorum... Bence depremi hissettirmez... Depremi hic yasamayan sadece tasvirle anlayamaz, her yasayan da tahminen baska türlü bunu kafasinda isleyeceginden benim tasvirim hep bos olacakmis gibi geliyor bana... Üstelik her seferinde kendimdem yola cikiyorum... Cünkü benim hikayem böyle basliyor.... Ama kimbilir o depremde kac hikaye vardi... Sonra depremin kendisinden de yola cikamiyorum... Eminim yer ve gök bu depremi hissediyorlardi, bir tek biz aptal insanlar bu depremi beklemiyorduk... Uyuyorduk...
Saat 3 gibi idi... Yine sicak bir yaz gecesi idi. Normalde o saatte uyanik olabilirdim, ama 15 inde Viyana dan Istanbul a gelmistim. 16 si yorgun ve abuk bir gündü. Yorgundum yataga girdigimde 16 sini 17 ye baglayan gece... Bu yüzden benden beklenmeyecek kadar derin uykuda idim uyandirildigimda... Uyanmak istemedim... Birkac kez sallandigimi hatirliyorum uykulu, uykulu... Sonra uyandim. Ama korkmadim. Hayatimin ilk depremi degildi. Biraz sallayacak ve sonra gececek diye düsündüm. Ayaga kalktim. Yürümeye calistim. Sallantinin siddeti artti.Tam o sirada büyük bir gürültü koptu, sanki bir alev topu düstü yandaki arsaya... Sol tarafimdaki pencerede büyük bir alev ve gürültü hissettim. Tekrar yataga döndüm. Ilerleyemeyecegimi anladim. Bu kadar uzun süren bir deprem hic yasamamistim... Ölecegimizi düsündüm. Ama yine de korkmadim. Uyku ve ölüm sanki hep kardeslermis gibi gelir ya... Ölecegiz iste bitecek diye düsündüm...
Sonra gercekten durdu. Merdivenlerden inerken korkmaya basladim... Hersey bittikten sonra korkmaya basladim... Merdivenler yerinde olmayabilirdi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder