2006-08-05

Vapur

"Vapur" kelimesi sanirim Italyanca dan geliyor ve buhar demek... Yaniliyor olabilirim...

En güzeli vapurda oturup bir cay bir pogca ismarlamak... Herhalde en hosuma giden seylerden birtanesi bu oldu Istanbul da...
(Bir cay + bir pogca = 1 YTL) Ayni cayi 3, 5, 6 misline icmeniz de mümkün Istanbul da.
Ben bunu senelerdir yapmadigim icin bana ilginc geliyor... Biliyorum burdaki insanlar icin o kadar ilginc degil. Ama aslinda cok hos birsey. Bunun kiymetini bilmek lazim. Baska sehirlerin toplu tasima araclari arasinda övünebilecekleri bir vapurlari yok. Cünkü cok az sehrin cografyasi Istanbul unki kadar ilginc. Kac ülkenin ufak bir ic denizi var? Aslinda niye bu kadar kiymet bilmeyen, hep baskalarina özenen bir milletiz bilmiyorum. Bazi Avrupali lar buraya bakip "Bunlar ellerindeki cenneti degerlendiremiyor, bizden ne istiyorlar." diye düsünüyor olabilirler. Cünkü onlar gercekten cok daha zor veya vasat cografyalari güzellestirmis, adam etmisler.
Kendini cok begenmekte tabii hata olur, hele de bu cografyaya yaptigimiz hatalar düsünülürse...
Mesela en güzel yerlere su cirkin bankamatiklerin konmasini aklim almadi. Bir kere bankamatikler veya Ingilizcesinden kisaltma Türkce olmayan ATM (Autamatic Teller Machine) ile kastedilen para makinalari... Her bankanin ayni paramatigi olmasi zaten israf ve de müsteriye eziyet. Bir de üstüne üstlük olmayacak yerlere tamamen islevsellik düsünülerek serpistirilmis... Tam denizin önünde para makinasi... Bütün manzarayi bozuyor.
Ama kalkip tarihi eserlerin üzerlerine otel izni veren insanlarden ne beklenebilir ki? Sultanahmet teki Four Seasons oteline izin verilmis olmasi tam bir cehalet! Kimse de protesto etmiyor... Ben genc olsam gider orda her hafta sonu en azindan oturma eylemi falan yaparim... Kim kime, tin tina...

Hiç yorum yok: