2007-05-01

Sanal İbn_Battuta

İbni Battuta 14.yüzyıldan bir seyyah. Evliya Çelebi (17.yüzyıl) kadar tanınmıyor. Battuta 14.yüzyıl için gerçekten oldukça büyük bir coğrafyayı gezmiş.
Ben de burda sanal gezente (sanal seyyah) olmak istiyorum. :-)
Önemli olan sadece gezmek değil. Önemli olan aynı zamanda bakış açısı.
Ben Türkiye de yetiştiğim sıralarda (ve hala) Türkler durmadan hep kendilerine dışardan bakmaya çalışırlar, özelliklede Batı nın gözlüğü ile kendilerini görmeye, hatta bu bakış açısı üzerinden herşeyi değerlendirmeye başlamışlardı. Bu daha benim çocukken hissettiğim oldukça aptalca, problemli ve aşağılık kompleksli bir bakış açısı idi.
Hatta geçenlerde bir dergide sanırım gözucu ile bir resim gördüğümü hatırlıyorum. Vakti zamanında Türkleri aşağılamak veya onları zapt etmek açısı ile yapılmiş bir içeriği bir Türk gazeteci övünerek veriyor. 'Bak biz o zaman da varmışız!' 'Biz ordaydık.' gibi çok naiv ve bilinçsiz bir övünç ile. Niye 'bakmak' yerine, 'bakılmayı' tercih ediyorsunuz? diyesim geliyor bazen... Ve o 'bakılmak' üzerinden kendinizi tanımlıyorsunuz...
Hasta bir ruh yapısı.
Evet, yüzyıllar boyu Osmanlı Avrupa da idi ve bundan hoşlanmayan da birçok gruplar vardı, bunu değiştirmek için de ne kadar uğraşıldığı biliniyor.
Şimdi tabii ki tekrar aynı kimlik sürdürülemez ama bazı şeylerden korkmamak lazım...
İslam-Hristiyan düşmanlığını destekleyenlerin eline koz vermemek lazım, tam tersine olayın üstüne gitmek lazım. Nedir, ne değildir?

Hiç yorum yok: