2007-05-03

Tintoretto ve çağrışımları


Tintoretto benim sevdiğim ressamlardan biri, bu yüzden onu buraya not etmek istedim. (Ayrıca bir link var yukarda)
Tesadüfen Google da gördüm. Google ün sanat widget ında. Bunların ismi eskiden widget değil mi idi?
Yine saçmalamaya başladım. Google zekice bir şekilde google ile birlikte bazı 'yazı masanızda' görüntülemek isteyebileceğiniz küçük programlar sunuyor. Sanat olarak sadece incilden sahnelerin sunulması biraz sanata aykırı ama o kadar olacak...:-)
Artı Batı sanatında İncil in ve Tevrat ın yeri büyük. Oksidentalist olmak isteyip, bu iki eser ile ilgilenmemek olmaz. Batı felsefesi ve sanatı okuyorum deyip, bu ikisi ile ilgilenmemek olmaz. Türkiye deki pozitivist pencere olayları baside indirgiyor...
Google ün bu sanat widget ını Fransızlar yapsaydı, muhtemelen daha seküler ve daha çağdaş sanat olabilirdi içinde. Ama bedavacıların herşeye şükretmesi lazım. Ucuz ve bedavanın peşinde ise (ki ben peşinde değilim ama öyle oldu.) mutlaka din ile yolun kesişir bir yerde... (Türkiye de de öyle olmadı mı?)
Artı zaten bu blogta hiristiyanlığın Batı için önemini irdelemek lazım.(Yani bu blogta hiristiyanlığa da bakan bir pencere açılmalı. Ki bu hiç amacım dahilinde değildi ama bilmek bilmemekten iyidir.) Dediğim gibi Türkiye deki pozitivist bakış açısı ne kendine doğru bakabiliyor, ne de bir başkasına...
Mesela Batı ya 'Hiristiyan Kulübü' eleştirisinde bulunabilmek sadece Türklerin yapabileceği bir aptallık idi. (Mesut Yılmaz bir keresinde böyle aptalca birşey söylemişti) Aptalca bir eleştiri. Türkler için din birinci derecede önemli olmadığı için, başkalarını da kendileri gibi zannediyorlar. Batı da birçok insan için 'Hiristiyan Kulübü' içerisinde olmak eleştiri değil bir övünç kaynağı.(Bu yüzden saf Alman misyonerler size 'yardım' etmek istiyor.:-) Yani bence bugün Batı da toplumun yüzde 80 i kendini hiristiyan olarak üstün, geri kalanları da barbar görüyor.
Osmanlı Avrupa yı Fransa üzerinden tanıdığı için orda takılı kaldı. Şu anda Batı da dominant ülke Amerika, Fransa değil. (Tabii bunun iyi ve kötü tarafları var.)
Belki de bu yüzden Amerika Türkiye nin 'seküler' kalmasını istemiyor. Amerika kendisi ne kadar 'seküler' tartışılır. Dün Türkiye CNN de birinci haber idi. Beş tane darbe sıralandı Türkiye nin yakın tarihinde... Hatta en son Genelkurmay ın bildirisi bile bir tür 'darbe' olarak görüldü.
1960
1971
1980
darbelerini zaten biliyorduk.
1997 de darbe olarak anıldı. Bu beni biraz şaşırttı.
Bence Batı dışı toplumlar kendilerine ayrı bir demokrasi yolu seçmeli ve askerinde bir temsili olması lazım politikada. Ama en baştaki güç olmamalı...
Veee bunu söylemek istiyorum, kim ne derse, desin Türkiye nin 'seküler' kalması lazım.
Peki ama 'seküler' ne demek? Dindışı bir ortamın mutlaka olması lazım ki, din kendini gerçekten geliştirebilsin... Devletin de dinin dışında kalması lazım. Türklerin geleneği de böyle idi.
AKP ve yandaşlarının bir kısmı feciii şekilde katolikleri taklit etti. Bu islam için gurur kırıcı birşeydir.

Hiç yorum yok: