'Muz Cumhuriyeti' bir tabirdir. Devlet olduğu halde uluslararası aktörler arasında kendini yeterince ifade edebilecek veya onların içinde kendi rotasında gitme gücü olmayan organizasyonlara denir.
Zeyno Baran ın bence basına bilerek sızdırdığı (!) senaryosunun yankıları hala sürüyor. Zeyno Baran 'American National Interest' (Amerikan Ulusal Çıkarları') gibi dergilerde de yazmış, Neokonzervatistlere yakınlığı ile bilinen Hudson Kurumu nda çalışan bir araştırmacı. İstediği çalıştayı (workshop) yapar ve istediği senaryoyu iş arkadaşları ile konuşur.Bu kurumlar isterlerse bilgi sızdırmazlar, merak etmeyin. Genellikle de böyle olur. Dün Milliyet e yaptığı açıklama muhtemelen zorla yaptırıldı ve bütün bu olanlardan daha da beter aslında. Çünkü prensip olarak Amerika da bir Araştırma Kurumu nda çalışan bir araştırmacının -normalde-! gerçekten rutin olan bir workshop için özür dilemesi düşünülemez. Saçmalıktır. Eğer Zeyno Baran Türkiye de adı büyük dolandırıcılıklara karışmış bir zümreden gelmeseydi, insanlar huylanmazdı.
Böyle senaryolar bu çıkar grupları için rutindir. (Biz yurtdışında az senaryo duymadık ama o senaryoların gerçek olduğunu da gördük maalesef) Bu da doğru. Ama orda Genelkurmayın işinin olmaması gerekir, bu da doğru. Yasemin Çongar ı Genelkurmay ın eleştirmesi de hoş birşey değil. Askerleri ben şimdiye kadar eleştirmedim ama taraf tuttuğum için değil. Askerin özel konumunu gerçekte demokrasi olmayan ve olamayacağı şeylere özenirken bir güzel kertilen bu ülkede daha da fazla rencide etmemek için.
Erdoğan ve Büyükanıt ın -ikisinin de- sergiledikleri tutum tam olarak doğru değildir.
Ama Erdoğan ın tutumu daha vahimdir. Çünkü politikada olan odur. Onun ve grubunun aczi ve kendi çıkarları için ülkeyi gözden çıkarmış olmaları askeri bence bu noktaya getirdi. Askerler de bence politik partilere üye olsunlar ve öyle politika yapsınlar, böyle olmuyor.
Bu workshop basında geçerken bir Genelkurmay üyesinin orda olduğu ve aslında bu iyi niyetli insanların (!) 'bize' (bu da saçma bir subje aslında AKP yanlılarının kendi taraftarlarını Türkiye olarak kabul etmeleri saflığını tekrar vurgulayan) 'düşmanlarımızı' (bu da saçma aslında, inanın bana) 'hediye etmek' isterken, 'asker' sırf AKP nin işine gelmesin diye istememiş. Vah zavallı AKP ve yanlıları VAH !!!!!!
Onlara hep haksızlık olur bu ülkede zaten! Vah vah vah!
Bu kadar aptalca senaryolara inanacak taraftarlarınız olduğu için sizi kıskanıyorum gerçekten... :-) İşte Çarşamba fakirlerine kömür dağatarak 'sultan' 'padişah' olmak ne ise, bu politik açılımın hükümetteki zihniyet düzeyi de budur. Populizim bunun ismi.
Niye bırakmıyorlar ki bu 'ganimetler' elinize geçsin? Kötü bu insanlar canım kötü, 'sizi sevmiyolar'! (Dalga geçiyorum düşünce kalıplarınız ile. Anlamazsınız diye belki de açıklaması bu) E tabii koltuğu, parayı, emirleri de aynı yerden almadınız mı ? Türk halkından alınan oy yüzde 34! Gerisi 'God bless America!' :-) Ama A.B.D size yeter. Onlar size bu seçimleri de kazandırırlar merak etmeyin ve sevinin.
Biz işimize dönelim. Ha sahi Afrika da safari yapmakta iken 'sayın' Öcalan ı bıyıklarından tutup getirenler ne iyi yaptılar. Kendisi şimdi Türkiye de çalışmalarını sürdürüyor. Londra da konuşmalara katılıyor. E canım Afrika da ne yapacaksın zaten, ada havası iyi gelmiştir. Keh keh... Hem zaten Kürtlerin bi sürü başı var. Bi günü onu, bi gün bunu başa getirirsin, ne olacak? Türklerde de kavga bol. Bir tanesini destekledin mi, o bütün öteki Türkleri halleder zaten. Keh keh... Çok zeki milletlerdir bu Türkler ve Kürtler... Hep birbirlerini tutarlar... Birbirlerini satmaktan ve satılmaktan hiç usanmazlar... :-)
Öcalan Türkiye 'verildi' de ne oldu? Hiçbir şey değişmedi. Ne Kürtler bir adım ileride, ne Türkler... Muz ve muzcuklar... Keh keh...
Neyse eğlenmeyi bırakalım, zor da olsa...
Dünkü yazdığım (daha doğrusu içimden istemsiz düşen) yazı da 'savaşmak' derken asla sınır ötesi harekatı düşünmemiştim. Sömürgeciliğe karşı yapılması gereken insani ve zihinsel savaşı kastediyorum. Yoksa dağlarda ölmeniz veya öldürmeniz zaten boş. Yıllardır oluyor ve bir adım ilerleme yok.
Bugünkü yazısında Güneri Cıvaoğlu bazı tespitlerinde haklı. Boş milliyetçiliğ azdırmak olmaz.
Ayrıca bir emperyalist taraflısı olmayan ben, iki tarafın da millyetçiliğinin kendi aleyhlerine işlediğini söylemeye çalıştım yukarıda. Ama işte biri aşiret milleti, ötekisi ise 'Ordu Millet'. Burda senaryo yazıp, paraları cebe indirmezsin de, ne yaparsın ?
En zekiler tabii ki suya sabuna dokunmadan kendi maddi çıkarlarını gözetenler. Bunu da Amerikan tarafına 'Amerikan çıkarlarını gözetiyoruz.' diyerek, Türk tarafına da 'Valla ki, iki gözüm önüme aksın ki Türkler hakkında kem konuşmayız.' gibi aptalca yazılar yayınlayanlar. Bunu yayınlatanlar da tabii demode zihniyetlerle hareket eden, politik aktör kabiliyetleri kısıtlanmış merciler... Yani 'Muz Cumhuriyeti' sendromu !
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder