2007-09-01

Noise and Istanbul



There was a poet once in Istanbul. His name was Orhan Veli. He said: "Istanbul u dinliyorum, gözlerim kapalı...'
Aynı şiiri baştan yazmak lazım...

Istanbul u dinliyorum, gözlerim kapalı
Çünkü uyuyamıyorum gece olduğu halde
Köpek havlamaları, araba alarmları, tuhaf ağır baş araçların sesleri, bazen ambulans sesleri...Çöpün gece 2,5 ta toplanması !!!!! Belediyenin araçlarının en eski ve en çok ses çıkartan araçlar olmaları... (Üstlerinde de: 'Duyarlıyız, çünkü kuyu suyu kullanıyoruz.' yazıyor bi de... Kötü bir espri mi bu ? Evet, bir tür duyarlılık tabii... Aynı 'duyarlılığı' politikadan da tanıyoruz...Keh keh...)
Yukarıda Istanbul da yapılmış olan ama normal bir Istanbul lunun gitme şansı olmayan bir kongre var...Keh keh... Buna da çok güldüm... Türkler herşeyden para çıkarmaya çalışan, son derece hiyerarşik düşünen, görgüsüz ve geri kalmış bir topluluk olarak görülüyor... (bazıları tarafından, nedense?!) Bunu bastırmak için hep herşeyin 'en büyüğünü', 'en kocamanını' yapmak zorunda hissediyorlar kendilerini... Hiyerarşik düşündükleri için yeteri kadar 'büyük' olursam ezerim ve kimse benimle uğraşamaz diye düşünüyorlar herhalde büyük agabeyleri gibi herşeyi gözetleyen...:-)
Ama işte kazın ayağı öyle değil... Yani bu herşeyin 'en büyüğünü' yapma, zaten kompleksleri yüzünden geri kalmış doğulu toplumlarda oluyor genellikle..
Hiçbir ülke tanımıyorum ki, A.B.D. ve Avrupa Birliği ndeki ülkeler dahil, kendi vatandaşını başına dert olarak görsün Türkiye deki gibi...Sadece devlet değil, bireyler de yoz...

***

Tarik Akan in yeni kültür bakanı hakkında söylediği çok hoşuma gitti. 'Acı çekiyorum.' demiş. 'Mutlu ve memnun değilim. Acı çekiyorum.' demiş. Pek hoşuma gitti. En azından birisi doğruları söylemekten geri kalmamış...
Başka ülkelerde de sanatçılar genellikle politikacılardan medet umdukları için kendilerine ya çevre edinmeye, ya da birilerini kendilerine hami seçmeye bakarlar...
Bundan da nefret ediyorum... O zaman politikanın sanat üzerinde daha çok etkisi oluyor... Fırsatçılar, ortalama kişiler öne geçiyor...
Kültür bakanının kendisi bir fırsatçı değil mi? 'Sosyal demokrat geçmişi varmış.' Bu ne demek yauuu? Bunu iyi birşeymiş gibi yazıyorlar... Dönme ve fırsatçı denmez belki gazetede ama normalde soldan sağa geçenlere pek tutarlı kişilikler olarak bakılmaz...
'Aman buranın sağı, solu mu olur, yiyelim bulgur...' diyeceksiniz belki...Diyosunuz zaten...

Hiç yorum yok: