2007-10-22

What do I hate most in Istanbul?

1.There is a non-stop rush hour in this city.
2.dogs (barking dogs in the night)

22nd of October was a frustrating day.

'Istanbul da en çok neyden nefret ediyorum?' sorusu uzun zamandır aklımda idi ama kısmet bugüne imiş.:-)
Aslında birinci sırada geceleyin durmadan havlayan köpekler vardı. Başıboş gezen ve durmadan uluyan, kendi aralarında kavga eden köpekler. Orhan Pamuk ta da bu omnipresent (her yerde var olan) Istanbul gerçeğinden bahsediliyor ama sanki bu önemsiz bir ayrıntı imiş gibi bahsediliyor...
Trafik ve köpek sorunu arasında kararsız kalıyorum bazen... Bugün mesela ilk sırayı kesin trafik alır... Keşke böyle hitler olsa, herkes oraya en çok neyden nefret ettiğini tıklasa... Kesin bu fikir de hemen havada kapılır...
Bugün bir ara trafikte burdaki bütün insanların zekasını bir araya toplasak, bir balarısının ki kadar bile tutmaz herhalde diye düşündüm. Istanbul daki trafik sorunu gerçekten kollektiv bir aptallık sorunu... Halk beyinsiz, politikacılar da o halkın içinden çıkınca beyinsizlik iki ile çarpılıp tekrar halka geri dönüyor...Kollektiv acı çekmece ama kesinlikle daha iyisini yapamamaca... Niye ? Libido. (Üremek en kolayı, hadi öyleyse, çoğalalım!) Bireyselleşme fikri yok, herkes aynı anda aynı şeyleri istiyor; dolayısıyla tek dert karşıdakini kazıklamak oluyor... Ne yoz bir tutum... Yani bir türkün derdi hep öteki türkü nasıl atlatacağı sorununa dönüşüyor... Kollektiv bilinçlenme yok veya yetersiz...

***

Evet, heryerde, herşeyde libido gerçeğini görüyorum... Türkler genel olarak gaza basmayı seviyor, fren olayı yok ama henüz. Bu yüzden ama toptan durmak zorunda kaldıklarını anlamıyorlar. Herkes aynı anda gaza basınca, durmak zorunda kalıyorlar.
Bunu ama anlamaktan acizler. Bir durup, bir ilerliyorlar ve bunun normal olduğunu düşünüyorlar...

***

Cinsellik ve şiddet iki enerji şeklidir insanın. Kültür bu ikisinden arınma ile gerçekleşir. İşte bu yüzden medeni insanların Istanbul da yaşama şansı az, çünkü şehrin aggressivite düzeyi yüksek... Kötü değiller. Kötü olmak için zeka gerekir. Sadece fazla doğallar. İslam bile adam edemedi bazılarını... Dinlerin işlevsel amaçlarından bir tanesi kişiyi disipline etmektir. Kuran da da mesela islamın inatçı bir topluma geldiğinden bahsedilir. Daha önce uyarılmamış ve inatçı bir toplum. Bu iki betimleme tarihsel süreç düşünülürse, kesinlikle doğrudur.

***

Mesela kürt aşiretlerinin yoğun olarak yaşadığı Türkiye nin doğusundan bir bey 3 kadin ile 49 çocuk yapmayı başarıyor. Şimdi sizce bu beyin beyni var mı idi ? Yoksa sadece güdülerinin peşinde koşan bir maganda olmaktan daha öteye gidememiş mi idi ? Aynı magandalık onun sevgili oğullarında da devam etmeyecek mi? PKK cı veya PKK ya karşı olmaları birşey ifade etmez, adamlarda beyin yok. Bu yüzden enerji doğal olarak yine ya üremeye, ya da savaşa gidecek. Bu ikisi savaş tacirlerini daha da zengin edecek. Belki de Amerikalılar 5 bin kürdü bu yüzden Guam adasına götürüp, eğitme ihtiyacı hissettiler.

***

Freud herşey cinsellik derken haklı idi... Tabii ki cinsellik geç kapitalizmin (Fromm) aracı haline getirilmiş şekli ile kastedilmiyordu daha Freud da...

Hiç yorum yok: