2007-11-08

Galatasaray Helsingborg




Dün akşam maç vardı. Türkiye de sanki insanlar bütün hayal kırıklıklarını maçın sevinci ile unutabiliyorlar. E bu da güzel birşey tabii, yapabilene... Maç hakkında değil, İsveç hakkında yazmak istiyorum. İsveç son zamanlarda Istanbul da çok 'present'. Bu lafın türkçesini bilmiyorum, yani İsveç liler aktiv bir şekilde her alanda görülüyorlar Istanbul da. Bir kere IKEA Istanbul da ikinci mağazasını açtı ve eminim birincisi kadar kalabalıktır. Ama o insanlara sorsan İsveç bayrağı nasıldır, İsveç nerdedir diye bilmezler...
Düşünün devamlı girip, çıktıkları mağaza kocaman bir ulusal anıt halinde önlerinde dururken, ben eminim gidip mikrofon ile girip çıkanlara sorsam, tam da mağazanın önünde İsveç in bayrağının renklerini ve şeklini bilmezler...
Bu yüzden yukarıya koydum bayrağı. Dünyadaki bütün IKEA mağazaları aynı konsept ile yapılır ve İsveç bayrağının renklerini ve şeklini taşır.
Istanbul da, Türkiye de insan ister, istemez ukala öğretmen durumuna düşüyor... Bu da hoş birşey değil ama dayanamıyorsun...
Mesela bir Amerikan Şirketi olan Remax ın bir elemanı sanki bir Amerikalı gibi gözüküyor, sen görünüşünden zannediyorsun ki, adam ağzını açınca aksansız Amerikanca konuşacak. Adam ama İngilizce bilmiyor ve has be has Türk. Niye peki bir Amerikalı gibi gözükmesi gerektiğini düşünüyor, onu bilemiyoruz tabii...
İsveç e dönelim. Konu bu idi. Elektrolux bir İsveç markası. Oldukça fazla elektrikli ürününü gördüm piyasada.
Hatta meşhur 'Schwedenbitter' i bile Türkler bulup, ithal etmişler, buna da şaşırdım...
'Schwedenbitter' almanca bir kelime İsveçcesini bilmiyorum bu ilacın. Bu bir kocakarı ilacı sanırım. Bitkisel bir kocakarı ilacı. Türkçesini hatırlamıyorum şu anda ama bayağı bir şaşırdığımı hatırlıyorum reklamını gördüğümde... Istanbul da bu havada pek 'isveç acısı' na insanın ihtiyacı olacağını sanmam ama belki IKEA da yenen yemeklerden sonra, uyum olsun diye...:-)

Helsingborg takımının ismini daha evvel duymamıştım. Ama duyduğum iyi oldu, haritaya baktım. Nufüsü 100.000 in üzerinde olan Kopenhag ve Malmö ye yakın bir yer. İsveç in güneyinde kıta Avrupası na yakın bir yerde bir liman şehri. Güzel bir şehre benziyor.

Istanbul dan çok farklı bir yer olduğu kesin. Bir de şunu yazmak istiyorum, Danimarka ve Avusturya gibi küçük ülkelerin dışında bir çizgi izliyor İsveç sanki. İsveç bu iki ülkeden daha büyük. Komşusu Norveç ten de farklı bir çizgisi var bence... Norveç biliyorsunuz A.B. de değil ve oldukça muhafazakar bir çizgisi olan bir ülke... Vahşi Batı Teksas onları kendilerine benzetmiş anladığım kadarı ile eski S.S.C.B. korkusunun da etkisi ile... :-)
Söyleyeceğim o ki, İsveç liler aslında birçok konuda bence zekice davranıyorlar... Kendilerine özgü bir çizgileri var. Küreselleşmede ön safhada gözüküyorlar. Bu bilimsel bir yazı değil, sadece benim penceremden gözüken... Mesela köprüde de (Boğaziçi Köprüsü) mavi, sarı bir otobüs görüyorum şu anda 'Avrupa' dan, 'Asya' ya geçen...
Bu arada Fanatik Fenerbahçe için 'O bir Avrupalı' diye başlık atmıştı internette. İlginçti bence. Aslında meşhur üç Istanbul takımları içerisinde tek Asyalı olan (coğrafi olarak) Fenerbahçe. Önemli olan Asyalı veya Avrupalı olmak değil, önemli olan başarılı olmak. Türk halkı birçok konuda bence boş bir Avrupa hayranlığı içerisinde...Ama bunun tam tersi de doğru değil. Yani boş bir Avrupa düşmanlığı da tabii ki doğru olmaz... Ama bilgi, merak eksik olunca insanlar klişelere (basmakalıp görüşlere) sarılmak zorunda bırakılıyor....
***
10 Kasım 2007, İsveç II

İsveç ile ilgili eklemek istediğim şeyler var. Mesela H&M de bir İsveç firması. Ericson zaten biliniyor bu ülkede yeterince. H&M in konsepti ile IKEA nın konsepti arasında benzerlik var bence... Ucuz ama güzel ve herkes için... C&A Hollanda menşeili bir firma bildiğim kadarı ile ve H&M kadar zevkli şeyler ürettiğini hiç görmedim...
Bu konuların üzerinde ayrı, ayrı durmak gerekir. Türkler Avrupa yı hep bir marka, hep kendi iç çekişmelerinin bir uzantısı gibi görüyorlar. Yanlış.Ticareti de kapsayan demokratikleşmeyi getiren bir tür kapitalizmi hala hiç anlayamadılar aptal Türkler... Hala kendi aralarında göstermelik bir övünç kaynağı şeklinde görmeye çalışıyorlar Avrupa yı... Bu zamanda 16.yy mantığı...
İstinye Park mesela boş ve hoş bir çaba... Tamamen gereksiz bir alışveriş merkezi daha... 'Neyi, nerden kaç paraya getirtir, kaç paraya satarım ?' Türkiye de adaletli bir ekonomik gelişmeden veya zekice yapılan bir ulusal gelişmeden söz edilemez... Ulusal planlama yok bir kere. Tarım da bile yok, ki en önemli alan...

Yine konuya dönelim. Mesela evinizin elektrikli aletleri Elektrolux olsun, mobilyalar IKEA, kıyafetler de H&M, cep telefonunuz da Ericson. Hatta müziğiniz de ABBA. (veya Roxette, Cardigans...) Hİç farkında olmadan, hiç gidip, görmediğiniz bir ülkenin malları ile yaşıyorsunuz bir anda...
Zaten herşey Çin malı diyeceksiniz ve Çin i de görüp, gezdiğimiz yok... Çin ama nufüsü çok büyük olan bir ülke. İsveç in nufüsü 9,5 milyon sanırım... IKEA ve H&M konseptlerini bence ticari açıdan takdir etmek gerekir... (Bu arada eklemek istediğim birşey daha var, İsveç bir krallık.)
***
Ayrıca bu ülkenin gazetelerinde öyle bir hava estiriliyor ki, sanki ulus olamayan Türkiye, 'liberal' 'olaraktana' hemen küresel sermaye ile 'kucaklaşıp', 'can,ciğer' olup, 'taze para' ile ilerleyecek ve sonsuza dek mutlu, mutlu yaşayacak... Keh keh. Aynı masallarda olduğu gibi...
Çok önemli bir süreci atladı Türkiye ve onun da kolay, kolay bir telafisi yok...

Hiç yorum yok: