2007-12-01

Kasım dan sonra

Kasım ayında benim için en önemli olan şeyi yazmadım. Babam 12.11.1927 Istanbul doğumlu. Ama bu beni üzdüğü için yazmadım. Halbuki yazmayınca da üzüntü kaybolmuyor. Tam tersine 'işini' bilinçin daha alt tabakalarında yapıyor... Freud da 'Trauerarbeit' diye bir kavram vardır.

***

Trauerarbeit bei Freud

Neden 'iş' ? kelimesini seçiyor Freud üzüntü için ? Çünkü insanı görüşü o zamanki Batı geleneğinden farklı. Devrim niteliğinde bakış açıları getiriyor Freud. (Politik devrime karşı idi, bizdeki 'devrimciler' hemen havaya girmesin.) Onun da kaderi Giordano Bruno ya benzer aslında bazı noktalarda. Freud diri diri yakılmadı 1600 yılında yakılan Bruno gibi ama 1938 yılında yani 338 yıl sonra kitapları yakıldı. Arada aslında bir 'Zivilisationsprozess' gerçekleşti. Yani medenileşme. (Bakınız, Norbert Elias)
***
Freud üzüntünün dışarıya çıkması gerektiğine inanıyor, yoksa vucüttan atılmayan, hazmedilmemiş bir sıvı gibi, vucüdu içten içe kemiriyor... Freud bir doktordu ve canlının hayatının devam ettirilmesini kendisinin bir görevi olarak görüyordu. Bu çok önemli ve güzel bir bakış açısı. Birçok doktor kendini böyle görmüyor.
Bunu felsefeye yansıtmak da güzel. Yaşamı kabul eden, yaşamın devamını sağlayıcı şeyleri destekleyen genellikle kadınlar oluyormuş ama normal hayatta. Erkek kendi içerisinde daha yaşam düşmanı olabiliyormuş...(?) Bunu kadın bir konuşmacı söyledi Dünya Felsefe Günü nde... En hoşuma giden konuşmalardan biri Pakistan dan gelen
Ghazali İrfan ın konuşması idi. Fazla uzun değildi, ki bu bence önemli, çünkü böyle toplantılarda konuşma fazla uzun olunca dikkat dağılıyor.

Hiç yorum yok: