2008-01-01
Alpler Lech ve Piz Buin
View Larger Map
Evet bu konu hakkinda birsey yazamadan yine günler geçti. Her düşünülen şeyi yazmaya maalesef vakit olmuyor. Bunun üstüne bir de yeni yaşananlar ve öğrenilenler geliyor, mecburen birşeyler atlanıyor veya unutuluyor.
Lech am Arlberg Alplerde bir köy. Ama şık ve pahalı bir köy. Kış sporunun en tanınmış adreslerinden biri Avusturya da ve dünyada. Köy 1450 m yükseklikte iki dağ arasında kalan dar ve kısa bir vadi üzerinde kurulmuş.
Hollanda Kraliçesi Beatrix in burada tatil yaptığı söyleniyor. Bu herhalde öteki Hollandalıları da etkilemiş olacak ki Lech te sıklıkla hollandaca duyuluyor. Tabii başka diller de duyuluyor; İngilizce, Rusça, Polonyaca...vs. Ama benim oraya ilk vardığımda tesadüfen ilk duyduğum dil Türkçe idi. Komik geldi.
Gidin, gezin diye anlatmıyorum bazı şeyleri, düşünün anlayın diye açıkcası... Bu ulaşımı zor dağ köyleri birkaç yüz yıl evvel nasıl yaşıyorlardı diye merak etmiyor değilim doğrusu... Ama artık dağ köyü olmanın dışında turistik bir cazibe merkezi olmuş durumdalar.
Voralberg, köyün ait olduğu politik birim, Avusturya nın eyaletlerinden biri. İsviçre nin kantonları gibi Avusturya nın da 'Bundesland' denen eyaletleri var. Voralberg de bir eyalet Avusturya da. Tabii bütün bu bilgiler hiçbir şey bilmeyenler için, yoksa bilenler için can sıkıcı ve gereksiz bilgiler veriyor olabilirim. Ama ben gerçekten Türkiye de hiçbir şey bilmeyen çoğunluğa ulaşmak istiyorum.
Yanlarında metrelerce karın sıralandığı yol kupkuru ve açık. Taşıtla ulaşmak için mükemmel durumda. İki damla yağmurda ne yapacağını şaşıran Istanbul aklıma geliyor elimde olmadan...
Ama buraya yol açmak da kolay olmamış. 'Tanrının dağla ayırdığını kul dağa delik açarak buluşturmamalı.' diyenler varmış 19.yüzyılda Voralberg de. 1880 ve 1884 yılları arasında bir tren tüneli açılmış. 1978 de de bir cadde tüneli.(?! tercüme Türkçesi yine maalesef) (Kaynak Merian dergisi Şubat 2007 sayısı)
Habsburglar bence tesadüfen Viyana yı başkent olarak seçmemişler. Viyana Avusturya nın doğusunda ve iklim olarak daha yumuşak Alplere göre. Batıya gittikçe zaten hava berbatlaşıyor, yiyecek azalıyor ve fiyatlar yükseliyor. Komik ama gerçek: en az kaynakları olanlar en zenginler oluyor... (bkz. İsviçreliler veya İngilizler...)
Bu da tesadüfi değil. Benlik teorilerimi tamamen doğruluyor. Benlik zamandan, coğrafyadan, tarihten soyutlanamaz ama bütün bunlar onu anlatmaya yetmez... Freud un üstbenlik kavramı bence çok önemli bu bağlamda. Disiplinli bir üstbenlik olmadan kışı geçiremezsiniz... Doğa aynı zamanda sınır koyan bir öğretmendir, bazen bolca ve cömertçe besleyen bir anne olduğu gibi... Tabii ki kış coğrafyası devamlı 20 derece olan, meyve ve sebze bolluğunda yaşayan bir coğrafyadan daha sert bir üstbenlik çıkartacaktır. Bu kaçınılmaz birşeydir. Fransızların birçok güzel ve küçük adaya savaşmadan sahip olmalarının arkasında burdaki insanların Fransızlarla savaşacak sert bir üstbenlikten yoksun olmaları yatar... Onlarda Avrupalılar gibi asırlarca kaynak kıtlığı çekmiş olsalardı, inanın bir yolunu bulur başka adaları keşfe çıkarlardı... Kendi adalarına Avrupalıların girmesine izin vermezlerdi.
***
Piz Buin denince aklınıza ne geliyor ? Kapkara bir kutu ve üstünde turuncu renkli bir bikinisi olan bir kadın silüeti mi? Keh keh... Meğer Voralberg in en yüksek dağı imiş... (3312 m)
***
6 Ocak 2008
Yine yazabildiğimden daha hızlı yaşadığım için bütün istediklerimi bloglaştıramadım.
Voralberg ile ilgili daha çok şey yazmak istiyordum, sonra başka bir eyalete Yukarı Avusturya Eyaleti ne geçmek için. Yukarı Avusturya da Avusturya nın 9 eyaletinden biri. Viyana başlı başına bir eyalet olarak kabul ediliyor.
'Subira' ne biliyor musunuz? Türkçedeki 'su' ve 'bira' kelimelerini hatırlatıyor değil mi? Ama kelime Almanca. Almanca nın bir dialekti (şivesi?). ' Saubirne' demekmiş! Bir likörün ismi! Hoşuma gitti. Armutlar tabii güneş görmeyince ekşi oluyorlar. Çok ekşi armuda Voralberg liler 'domuz yavrusu armudu' diyorlarmış. 'Sau' kelimesini ben oldum olası sevmişimdir. Sevmedikleri birşeyi ifade etmek için kullanıyorlar; mesela
'saukalt' çok soğuk demek... Biraz argo olabilir ama zaten bu yüzden seviyorum bu kelimeyi... Abartı var ifade de. Armutlar yenebilecek kadar tatlı olmayınca içki yapmaktan başka çare kalmıyor genellikle. İçki de soğuk ta daha sonra (normal miktarlarda içilince!) bir teselli oluyor. Soğuk ve alkolüün ilişkisi bambaşka...
Keyiif olarak değil nerdeyse ilaç gibi bir işlevi var alkolün soğuk ülkelerde...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder