2008-01-28

Astoria ve AKP Propagandası

26 Ocak 2008 tarihinde Istanbul Şişli İlçesinde Astoria Alışveriş Merkezi nin açılışı AKP propagandası gibi idi. Özellikle Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı nın konuşması AKP propagandası olmasının yanısıra Alışveriş Merkezi nin Istanbul un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olmasına katkısı olacağını söylemesi ile kültür kavramındaki sıkıntıyı göstermiş oldu...
Büyük bir gaftı tabii ki. Ama anlayan var mı? Bir kere daha AKP nin kültür kavramı konusunda ne kadar sığ düşündüğünü gördük. Bu aynı zamanda maalesef bu ülkede çoğunluğun zihniyeti, çünkü Türkler Avrupalı olmayı marka eşyalar kullanma ve şık alışveriş merkezlerinde dolaşma zannediyorlar... Nimet Çubukçu nun konuşmasında da yurt dışında gördüğü alışveriş merkezlerine özenen 'halkımız' vardı... Halkımızın zaten en büyük problemi bu...
'Kültür' kelimesi Türkçe değildir ve Türkün Anadolulu mantığına hiç uymaz. Çünkü Türkler kendilerine dışardan bakabilen insanlar değiller... Doğal insan kendi kendine yabancılaşmış gibi hisseder kendini kültür kavramını anlamak isterse. Bu yüzden ne kendi kendini, ne de başka bir kültürü analiz edebilecek zihinsel faaliyet katsayısına sahip değildir. Bunun yerine tamamen görsel ve şekilsel bir anlayış geliştirir. Görünen şey var olandır, görünmeyen yoktur böyle kişiler için. Somut her zaman soyutu kovar kafalarından. 'Onda ne varsa, bende de aynısı olacak.' klasik mantıktır... Bu mantık ama işte yüzyıllardır kültürel dejenerasyon içerisinde olan Türk toplumunu daha ilerilere götüremez...
Alışveriş merkezlerine karşı değilim, çünkü onları lüks görmüyorum bu ülkedeki görgüsüz çoğunluk gibi, ama erişildiğinde başınızın göğe ereceği kavramlar da değil bunlar... Fazla önem verildiklerini, sermaye ve politikacı yandaşlığının zaten son derece dengesiz bir sosyal tarihi olan bir ülkede kendine yeni çıkışlar ararken alışveriş merkezlerine ihtiyacı olduğu için böyle mantar gibi bittiklerini düşünüyorum.
Taşralı politikacı ile görgüsüz ve vicdansız Türk kapitalistinin harika bir birleşimi olduğunu düşünüyorum... (Mesela yine aynı bakanın 3 bin kişinin çalışacağı alışveriş merkezinde 30000 kişinin karnının doyacağını iddia etmesi de, bence komedi...)
Artı yine bir tane doğru düzgün hastahane olmadığını bilmem kaç tane alışveriş merkezi olan Şişli de tekrarlıyorum !!!! Doğru düzgün hastahaneden tabii ki ne Şişli Etfal i, ne de Suudi bir şeyhin parası ile Gayrettepe deki yeşil alan katledilerek yapılan apartman bozması uyduruk hastahanelerden olan Florence Nightingale i kastediyorum... Cevahir kadar büyük hastahane var mı 15 Milyonluk şehirde? Yok. Hepsi özel, hepsi dandik hastahanecikler... Bahçesiyle, yapıları ile son derece büyük bir alana dağılmış modern bir tane hastahane yok Istanbul da. Ve tabii dürüst bir devlete ve halka açık olacak... Hah yüzyıl yaşasam yine zor görürüm bu ülkede böyle birşey herhalde...
Artı Istanbul 2010 projesi belli ki AKP nin yemliği olacak, yani AKP ile iyi geçinenler ve hatta bizzatihi AKP çevresinden kurulan 'ad hoc' şirketlerle bir takım paralar götürülecek... Bu şimdiden belli oluyor...
Istanbul u taşralılar yönettikçe de zaten kültür adına birşey beklememek lazım... Onlar 'euroların' peşindeler ve şehirli aç yandaşları da çok fazla...
Yine Hayati Yazıcı nın konuşması içerisinde özel sektörü kısıtlamayan AKP ye övgü olduğu gibi, Türkiye nin de dünyanın büyük ekonomileri arasına girdiği gibi bir mega yalan vardı. Kimse de kalkıp birşey demiyor... Türk demokrasisi: Kuzuların sessizliği.
'Kuzuların sessizliği' bence herşeyi özetliyor...

Hiç yorum yok: