2008-07-29

İlhan Selçuk a 500 yıl hapis istemi...

29 Temmuz 2008, Salı

Dün kalktığımda aklımda İlhan Selçuk için istenen 500 yıl hapis vardı. Olacak şey mi?
Türkiye nin geldiği nokta artık trajikomik bir durumda. AKP nin savcıları da kendilerini daha çok rezil edemezlerdi herhalde...
AKP nin kapanması taraftarı değilim, çünkü gerçekten bir hukuk ülkesinde zaten Unakıtan ve Erdoğan hapiste olurlardı şimdiye kadar, kapatmaya ne gerek var, ben bunu anlamıyorum. Dokunulmazlık kalksın, kayırma, haksız rekabet davaları görülsün, bu yeterli olur idi. Ama yok. Burası bir hukuk ülkesi değil. Burası zamazingo bir yer.

***

Türk medyası hiç bu kadar tektipleştirilmemişti. Bugün Milliyet te çalışan bazı gazeteciler ayrı, ayrı gazetelerden gelir. Benim çocukluğumda Hürriyet vardı, Günaydın vardı. İkisi ayrı gazetelerdi. Şİmdi hiçbir fark yok gazeteler arasında... Paranın getirdiği tektipleştirme her türlü tektipleştirmeden daha kötü oldu Türkiye için.
Cumhuriyet ama hala gazete! Ekmek teknesi değil sadece! Sevgili liboşlar!
Tamamen para üzerine kurulmuş bir düzenin temsilcileri olan, sonradan görme fetocuların bunu çekememesi gayet doğaldır...

***
29 Temmuz 2008, Cumhuriyet

İlhan Selçuk: İddianameye göre ben neyim?

Ergenekon iddianamesinde Cumhuriyet Gazetesinin İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk örgütün fikri lideri olarak nitelendiriliyor... Peki İlhan Selçuk buna ne diyor... İşte Selçuk'un bugünkü yazısı...

Bir sözlüğü açtığınız zaman bu yazının başlığındaki A’lar konusunda şöyle yazar:
“- Şaşkınlık ve hayret ifadesi..”

Ergenekon iddianamesinin ne olacağı aşağı yukarı belliydi; dinci ve liboş medyadaki yayınlar perşembenin gelişini çarşambadan haber veriyorlardı...Ama, savrukluğun ve hayalatın bu kadarını düşünmek kimsenin haddi değildi...

İddianamenin tümünü okumuş değilim; gazetelere yansıdığı kadarıyla insanı şaşkına çeviriyor:

Deli saçması iddialardan oluşan bir potpuriyi bir ömür boyu sürecek bir davada sanıkların ve mahkemenin sırtına vurup boynuna dolamak fikrini kim keşfetti?.

Helal olsun!.

İddianameye göre ben neyim?..

Terörist...

Örgütle birlikte işlediğimiz ve işleyeceğimiz cinayetlerin haddi hesabı yok...

Üstelik örgütün fikri lideriyim...

Nasıl?..

Yazılarımla bu makama oturtuluyorum...

Her gün bu gazetede bu köşede çıkan yazılar terorizme delil mi oluşturuyorlar?..

Ülkede şu kadar basın savcısı var, bunlar her gün gazetelerde yayımlanan köşe yazılarını okurlar, bir suç varsa peşine düşerler...

Sizler de her gün bu köşedeki yazıları izliyorsunuz...

‘Pencere’ köşesinde her gün dünya âlemin gözleri önüne sergilenen fıkralar yıllar sonra Ergenekon terör örgütünün ideolojisini oluşturan delillere mi dönüşüyor?..

İddianamede, hukuk mantığının ötesinde, düz mantığın bile m’si yok...

Mantıksızlığın al birini vur ötekine... Ama, insanın aklına takılan bir kuşkunun soru işareti de daha az önemli değil...

İddianame bilisizlik yüzünden mi balonlaştı?..

Yoksa bir başka amaçla mı dipten dolma şişirildi?..

Gazete manşetlerine bakarsanız çok ilginç...

“Şok suçlamalar...”

“Suikast planları...”

“Kaos planı...”

“İhanet davası...”

“Suçlamalar tüyler ürpertici...”

“Kan, kaos, cunta...”

“Yüzyılın en büyük davası...”

Allah bizim medyamıza akıl fikir ihsan eylesin...

Ben Ergenekon'un fikri lideri, yedi yöneticisinden biri, 500 yıllık ceza yaptırımıyla sanık terörist İlhan, bugünlük bu kadar yazıyorum...

Yarına Allah kerim..."

Hiç yorum yok: