2008-10-06

Gündem

Cumhuriyet 06.10.2008

Aktütün Karakolu Gerçeği...

Bir ülkenin ya da devletin siyasal iktidarı, ulusal çıkarlarının bilincine yabancılaştı mı, temel yönetim mantığını da yitirir; olmadık serüvenlerin, boş hayallerin peşine takılır.

Ne yazık ki AKP iktidarı bu gerçeğin çarpıcı bir örneğine dönüştü.

Sınır ötesinde dış politika gösterileri yapmaya özenirken ulusal çıkarları göz ardı etmek üzerine bir dış siyaset, Ankara’nın son yıllarda öncelikli pusulası haline geldi.

Bir AKP iktidarı ki Ortadoğu’da Suriye ile İsrail arasında arabulucu olmaya yeltenir ve Kafkasya’daki çeşitli devletler arasında istikrar düzeni sağlamaya kalkışırken aklı başında olan çevrelerin tebessümlerine vesile olmakla kalmaz, Kıbrıs’ı gözden ve elden çıkarmanın eğik düzeyine girer ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Güneydoğu sınırları saldırıya uğrarken güvenliği sağlayacak iç ve dış önlemleri almaktan kaçınır.

*

Aktütün Karakolu’na PKK saldırısıyla 15 Mehmetçik şehit oldu.

Olay zaten sabrının sonuna gelmiş toplumu ayağa kaldırdı.

Gerçek nedir?

Türkiye, sınır dışından düzenlenen bir saldırıyla sınır içinde 15 evladını yitiriyor.

Olayın anlamını yeterince ve tüm boyutlarıyla değerlendirebiliyor muyuz?

Yoksa bu açık dış saldırı, bir karakol boyutu içindeki ufuksuzluğa mı sığdırılacak?

Her şeyden önce düşünülmesi gereken nedir?

1) Saldırının temel üssü ve kaynağı Kuzey Irak’tır.

2) Kuzey Irak ABD işgalindedir.

3) Kuzey Irak’ın federe yönetiminin başında Amerikan işgalinin şemsiyesi altında barınan Barzani bulunmaktadır.

4) Kuzey Irak’ın bağlı bulunduğu Irak devletinin de başındaki kişi, Kuzey Irak kökenli Talabani’dir.

5) Talabani’yi Bağdat yönetiminin başına oturtan güç de Irak’ı işgal eden ABD’dir.

6) PKK işte bu kapsamda temel ve merkez üssünü Kuzey Irak’ta güçlendirip sürdürmektedir.

Sözüm ona diplomatik üslup içinde bu gerçekleri göz ardı eden, gizleyen, açıkça dile getirmekten korkan yöneticilerle Türkiye, sınır ötesinde tezgâhlanan terör saldırılarının hedefi haline getirilmektedir.

Bu acz, yetersizlik, edilginlik ve mahkûmiyet içinde yaşayan ve yaşatılan bir Türkiye, koşullar böyle giderse daha pek çok evladını dışardan gelen saldırılara kurban olarak harcayacaktır.

*

Dikkatler Aktütün Karakolu’ndan çok terörün temel üslerinin yuvalandığı, desteklendiği, beslendiği Kuzey Irak ve Irak’ı bugün elinin altında tutan Amerika üzerinde yoğunlaştırılmalı, gerçekler de apaçık söylenmelidir.

8.Sayfa'da

Cumhuriyet

Cumhuriyet in bugünkü başyazısını buraya eklemek istedim. Gerçi A.B.D. ile iyi geçinmek zorundayız, yani en sonda yazılanlara tam olarak katılamıyorum, bir çok nokta doğru olsa da...
Ben hala Tr. nin Gürcistan politikası şokundan kurtulamadım. Türkiye yi bıraktığımda Gül ve Erdoğan TV de gördüğümde tüylerimi diken diken edecek kadar utanç verici ve aptalca şeyler yapıyorlardı bu konuda, ondan sonrasını takip etmedim.
Türkiye Rusya ile de A.B.D. ile de iyi geçinmek zorunda. Fakat bu coğrafyada sömürgeci olan A.B.D. dir şu anda. Rusya bu coğrafyada dominant bir güç olarak oldukça uzun bir süreden beri zaten vardı.
Osmanlı Devleti de bir zamanlar bu coğrafyada dominant bir güç idi, bu yüzden Osmanlı nın eteğinden çekip, çıkartılmış olan devletler veya devletçikler uzun süre aşağılık komplekslerini aşamamışlardır. Türkiye bu coğrafyada A takımında iken, ısrarla kendini B hatta C takımına düşürmüştür, çünkü onurlu bir duruşu yoktur. Amerika lıların ve Avrupalı ların İran a daha çok saygıları var, çıkarları uyuşmuyor olabilir, o ayrı birşey...
'Ben para için her şeyi yaparım.' zihniyetini Türklerin herkes ama herkes biliyor ve kimse zaten T.C. yi adam yerine koymuyor, çünkü zaten kendi kendini ekarte etmiş bir ülke T.C.

Hiç yorum yok: