
Türk TV kanallarını zaplarken, kendimi başka bir ülkede yaşıyormuş gibi hissediyorum Sky Türk ün bazı programlarına rastladıkça. Arada çok kaliteli şeyler oluyor, acaba ben hangi ülkede yaşıyorum diye sormak geliyor içimden. Normalde son günlerde TV yi ne zaman açtıysam bir cenaze ve ağlayan insanlar gördüm, dayanılır gibi değildi... Her kanal kendi gerçekliğini yaratıyor ve bu da her gerçekliğin biraz kendi içinde kırılgan gözükmesine sebep oluyor bence.
Yani ilk defa gerçekten entellektüel seviyesi yüksek bir programa rastladığımı düşünüyorum. Hem de baymayan bir entellektüellik. ÇÜnkü herşeyi ya komedi, ya da trajedi şeklinde yaşayabilen bir toplumun ara değerleri anlama ve yaşama kabiliyeti az oluyor.
Hasan Bülent Kahraman ismi bu aralar medyada sıklıkla anılmaya başladı. Biz onu ilk
'Third Text' de yazdığı bir yazı ile duymuşuz. Bugün hafızamın beni yanıltmadığını görmek beni şaşırttı. Aylar evvel bana bir metin okumuştu bir arkadaşım bir gezide.
Şimdi tekrar baktım; evet, yazarı Hasan Bülent Kahraman imiş. Bu yazıyı biz biraz fazla sermaye dostu bulduk, ama Türkiye yi anlatırken güzel kavramları vardı ara ara. (Mesela 'blended-eclectic' country culture' lafını (betimlemesini) pek sevdik.' Ayynen öyyle!' diye güldük.)
Bazı kesimler ideolojik ve dogmatik olmakla suçlanırken, sanki ideolojisizlik kapitalizmin en büyük dogması değilmiş gibi davranılıyordu ve sanki Türkiye de masum bir taraf varmış gibi bir havası vardı metnin... Seviyeli bir metindi biz orda yer alan birçok görüşe katılmasak da... (Seviyeli diyorum, çünkü Türkiye de gerçekten bir seviye sorunu var maalesef.)
13 Ekim 2008
Programi yapan Enver Aysever idi ve iyi sorular sordu. Bazi sorular cevaplardan daha iyi idi. Linki var:
www.enveraysever.com
Şu anda da iyi bir program yapıyor, 'Ayrıntılar' diye. Engin Ceber in Istanbul, Sarıyer de İstanbul Emniyet Müdürlüğü ne bağlı
polisler tarafından katlini konu yapması bence cesaretli bir iş. Tr. bence 70 lere geri dönüyor ve hala AKP iktidarını savunanlar var, ben bunu anlamıyorum.
Erdoğan bugün yine çok veciz konuştu; 'Ağzı olan konuşuyor' dedi. Ağzı olan konuşacak. Bu ülkede 70 milyon varsa, hepsi konuşacak. Demokrasi bu. Parası olanın veya çalanın konuşması değil demokrasi. Arkası olanın da konuşması değil demokrasi. O imam ufku ile eleştiriye alışmak zor tabii. Gül için de Anadolu magandalarının yıldızı diyorlar. Anadolu da da eleştiri kültürü yoktur, itaat kültürü vardır. Kaba güç üzerine kurulu bir anlayış vardır. AKP de bunun hükümetteki temsilidir. Başka bir ülkede sivil polis normal vatandaşı döverek öldürse, insanlar sokağa dökülür. Engin Ceber değil, Kartal da yaşanan tüyler ürpertici Ekim ayındaki ikinci vakadan bahsediyorum. Okmeydanı bir hafta içerisinde iki kere savaş yeri gibi... TGRT de hükümetin finansal önlemlerini dinledim, evinizde oturun, para harcamayın diyorlar... Bu kadar komik birşey olabilir mi? Evinizde oturun, para harcamayın, Fethullah Gülen in TV kanallarını açın (Mesela Samanyolu TV), fakir halkın acıklı hayat öyküsünü dinleyin ki, Feto daha zengin olup, daha faşist politikalara prim veren politikacıları başa getirebilsin... Size kışın kömür yollasın... Erdoğan ın oğlu PKK ile savaşacak değil ya, tabii ki Sabah ve atv yi babası üzerinden götürecek... atv haberlerde Cumhuriyet ve Sözcü gazetelerine saldırdı bugün. Doğruyu bilmiyoruz...Ama Doğan ve AKP medyasından ibaret bir medya da zaten birşey öğrenmek zor...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder