Bugün 30 Nisan 2009. En son sanırım 25 Nisan da yazabildim. Yazamamak kabız olmak gibi birşeydir...İnsanın boşaltım sisteminin çalışmaması gibi... Vakit yok yine, bir an evvel 'kusmalıyım'.
Mustafa Balbay Milliyet te Nail Güreli ye mektup yazmış. Hep kendisini savunmaya çalışıyor. Bence kendisini savunmasına gerek yok, bazı şeyler ortada...
AKP Türkiye yi 'bizler' ve 'onlar' safhalarına ayırıp, ülkeyi son derece germiştir. Muhalefeti, her türlü sosyal hareketi polis ve daha olmayacak başka yollarla bastırmaya çalışmaktadır... Acaba Mustafa Balbay devlet üzerinden kendisini meşru olmayan yollardan zenginleştirmiş birisi midir? Mustafa Balbay bütün bu çektiklerini devlette daha fazla güç, daha fazla para için mi yapmıştır? Mustafa Balbay devlet üzerinden meşru olmayan bir şekilde ihale mi almıştır?
---
Türkan Saylan konusunda yazamadıklarım vardı. Geçen haftalarda Milliyet te bir başlık vardı. Aklınca bu ülkede 'pozitif' başlık yapıyor Milliyet...Melek, kelek gibi bir başlık, şimdi tam olarak hatırlamıyorum ama konu Türkan Saylan ın Koç un bilmemne ödülünü alması...
Nasıl sinir olmuştum yine...Bir kere haber 1.sayfa haberi değil. Hadi bunu geç,ilk cümle beni yine sinir etti;Türkiye nin en prestijli ödülü,mödülü Koç unmuş ve 100 bin dolar imiş...
Geleneksel Koç cimriliğine anıt diktirecek bir rakam gerçekten; 100 bin dolar...
100 bin dolar a ödül demeye insan utanır be!!!!!! Hem de Koç gibi bir isim Türkiye de...
Sizin sırtınızdan, kanınızdan içip milyarlarca dolarlar kazanıp 100 bin dolar ödül verecekler ve bu prestijli olacak....!!!!!!
ZOORT ve de ZAART diyebiliyorum sadece bu konuda...(bunu yazan da tabii Doğan ın gazetesi)
Keşke Türkan Saylan 'buba beni okula gönder' kızları yerine bi tane doğru düzgün devrimci yetiştirse imiş...
time is over.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder