6 Kasım 2009 Cuma günü tarih olmadan, hemen birşeyler yazmak lazım...
Claude Levi-Strauss hakkındaki bir yazıda yine 'univerzalizm' (evrenselcilik) den ve kültür relativizminden bahsediliyordu. Bu ikisini zıtlıklar olarak oluşturan düşünme şekli birçok düşünme şekillerinden bir tanesi...Ama aklın tek yolu gibi birşey değil!!! Yani kaba türkçesi ile felsefede 'aklın yolu birdir' gibi birşey yok! Bunun böyle olmasını isteyen bir burjuva erkeği tipi vardı zaman içerisinde... Hala var... Muhtemelen ilerde de olacak...
Aslında struktralistler zaten bu darlığı aşmak istediler...Subje felsefesinden uzaklaşma struktralistlerde bariz şekilde görülüyor. Habermas ise bu subje felsefesinden kopmayı bence yakalayamadı ve ahlaklı burjuva erkeğinin normlar telafüz edip, yayınlamasını felsefe olarak kabul eden bir anlayışın baş temsilcisi olarak kaldı. Ama bu şekli ile felsefe o zaman bir papazın vaazı gibi birşey oluyor aynen Rorty in de söylediği gibi...Yanlış değil belki ama bu yoldan gitmek istemeyeceklerin olması doğaldır...
Yine Sloterdijk ın kelimeleri aklımdan geçti birdenbire...'humorlos', ama ben bunu mizahsız diye çevirmezdim Türkçeye, esprisiz, estetik değil... Çünkü aslında normları herkes biliyor...Habermas ın iletişim teorisinde yalan söylememek iletişimin meydana gelmesi için şart sayılıyor...Tamam doğru da, bunu bilmeyen var mı? Bunu herkes biliyor ama gerçek hayattaki her durum bu ideal durum olmasını beklemek mümkün mü? Hiç unutmam Habermas ın iletişim teorisinin olduğu kitapta George Herbert Mead den de bahsediliyordu. Daha eski bir düşünür, ama kuramı bence Habermas ınkinden çok daha zekice idi... Habermas ahlak kurallarını sıralıyordu, ötekisi ise gerçekten bir
'tool' (Rorty) veriyor eline... Ben şahsen çok etkilenmiştim...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder