Cumhuriyet te Hikmet Çetinkaya nın köşesini okumayı seviyorum. Turhan Selçuk un cenazesinden de bahsediyor yazısında. Turhan Selçuk a ben de üzüldüm, ama çok güzel bir insandı, çok güzel şeyler üretti, bence o bir kuştu özgürlüğüne kavuştu. Huzur içinde olsun gittiği yerde. Türkiye nin güzel insanlarındandı. Öyle karikatürleri vardır ki, bir kere görmüşümdür, ama hiç aklımdan çıkmazlar...Çok zeki, kabiliyetli, karikatüristin ötesinde, sanatçı kabiliyeti olan bir insan...Her karikatür çizen de, onun gibi olamaz.
Öte yandan birkaç gün evvel 'Doğramacı nin cenazesi' diye birşey okudum gazetelerde...Uzun zamandır Türk medyası ile ilgilenmiyordum, şaşırdım: 'o adam hala yaşıyormuy du yav?' oldum...O da gittiği yerde burda ne yaptıysa onu bulsun...İnşallah öte tarafta da bir tür 'Yök' vardır, ona burda yaptıklarının hesabını soracak... Türkiye deki haksız eğitim sisteminin baş mimarlarından biri idi...'Okumuştu' ama insan değildi...Sırtlan suratı ile sırtlanvari işler yaptı, 'haydut'ların, 'koç'ların ülkesinde...
Zaten o 'koç'lara, 'haydutlara' yakışan bir doğası vardı... Bütün ailesini çörekletmiş tabii her yere...Bundan da haberim yoktu ama hiç şaşmadı, yapısı öyle idi...Tam o tip bir insan görünümü çiziyordu...
Bilimi ticarileştirebilmenin hazzını duyan insanlardandı bence, ki bu ülkede çok var o tip insandan... Bilimi bilim için değil, güç ve para için isteyenlerden olduğu çooook bariiz idi...Bu yüzden Türkiye nin barbar ruhuna yakışan bir tarafı vardı...Aynı tipten yurtdışında da var ama bu kadar serbest kalıp, bu kadar kafalarına esen şeyleri yapamıyorlar orada...Küçük adam çaplı bürokratın akıl, bilim ve özgürlüğe getirdiği yasakların temsilcisi idi...Küçük çaplı bürokrat zekadan, özgürlükten nasıl korkar bilinir...
Vikipedi de yarın, öbürgün kapanırsa diye buraya kopyalıyorum...Ben tamamen aşağıdaki gibi düşünmüyorum, ama en azından bunların yazılması lazım Doğramacı nın arkasından...
YÖK eleştirileri [değiştir]
Türk eğitim hayatına, özellikle de yüksek öğretimin kurumsallaştırılıp batı tarzı bir bilimselliğe kavuşturulmasına büyük katkılarda bulunmuştur.[kaynak belirtilmeli] Ancak bunun yanısıra özgür ve rasyonel üniversite realitesini zayıf düşürmekle de itham edilmiştir. Özellikle de, 12 Eylül Askeri Darbesi ile birlikte temel hak ve özgürlüklere yönelik yasaklamaların üniversite dünyasına taşınmasında manivela işlevi gören YÖK'ün (Yüksek Öğretim Kurumu) gizli mimarlarından biri olduğu iddia edilmiştir.[kaynak belirtilmeli]
Bu doğrultuda İhsan Doğramacı sol tandanslı hocaların (ki aralarında İdris Küçükömer, Bülent Tanör, Taner Timur, Murat Belge, Faruk Sönmezoğlu gibi isimler de yer almıştır) üniversitelerden uzaklaştırılması, doçentlik ya da profesörlük atamaları gelenlerin atamalarının yıllarca ertelenmesi, yine bıyık-sakal kontrolü yapılarak öğretim üyelerinin akademik kimliklerinin rencide edilmesi, üniversitelerin polis devletin bir uzantısı olarak polis-jandarma üsleri haline getirilmesi, kamu arazisi olan ODTÜ ormanlığının bir kısmının gayrımeşru yollarla satın alınarak Ankuva Alışveriş Merkezi, Meteksan Holding Yerleşkesi ve Bilkent Konutları'nı inşa etmek üzere tahsis edilmesi gibi pek çok suçlamayla karşılaşmıştı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder