Bugün 3 Ağustos 2010. Öğle ezanı okunuyor. Güneşin en yukarıda olduğu an bir günde...
Aslında sabahtan bu yana çalışıp, şimdi çalışmayı bırakmak lazım...Bunları yazmayacaktım ama ezan aynı zamanda dikkatimi dağıtıyor, konsantrasyonumu bozuyor...
Dün yoga ile ilgili şeyler okudum. Enteresandı...Her gün yazmıyorum, ama aslında her gün yazmak daha iyi...Yazacak birşey olmasa bile her gün yazmak daha iyi...Çünkü yazının zihni temizleme foksiyonu var bence...Temizlenmeyen zihin çalışamıyor bir süre sonra...
Sonra bilincin gerçekten çok ilginç halleri var...Bilinç gerçekten halden hale girebilen birşey...
Arada neler okudum?
Arthur Köstler in hayatını okudum. Çok ilginçti. Fazla okuyup, az yazıyorum...Tam da düşündüğüm şeylerle ilgili idi kısmen...O da intihar edenlerden hayatının sonunda...Ben intiharı doğru bulmuyorum, ama bu demek değil ki, bilinç insanı sessizce oraya götürmesin...Götürmemesi lazım...
Ama bilemezsin ki...Ötenazi ye karşıyım, organ nakline de!!!! Vucüt bir bütündür, modern recycling maddesi değil!!!!!! Eski Mısır da bile kölelerin vucüduna daha fazla saygı vardı şimdikinden...
Bunları yazmayacaktım aslında...Ama işte yine ben bilincimi değil, bilinç beni yönlendirdi...Ama karşı değilim buna...Hakimiyet duygusundan nefret eder oldum...
Bubi bir sanatçı. Eserleri aklıma nedense Freud u, Alzheimer i ve annemi getiriyor...Ama onları güzel buluyorum...Bunun da buraya yazılması lazımdı...


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder