2010-12-18

18Aralık2010

Tarihinden başka bir mana veremediğim bu günde aklımda yine birçok şey var. Biliyorum vaktim az.
Aklimdaki herşeyi yazmaya vakit yok.
Türkiye de son haftalarda olanlarla ilgili birşey yazmadı isem de, şahit olup, birşey dememek olmaz diye, birşeyler yazmak zorunda hissediyorum kendimi.
AKP hükümeti gölgeden korkar bir halde. Nereye, nasıl saldıracaklarını bilmiyorlar...Çocuk parklarında bile tamir bahanesi ile polisler dolaşıyor. Millete hizmet aşkı ile içleri yandığı için de herhalde, fosur, fosur sigara içiyorlar:-)) Kolay mı tabii, vatan aşkı, hizmet aşkı.
Öğrenci protestoları bence çok haklı sebeplerle yapılıyor ve AKP şiddetten başka bir yol bilmiyor bu protestoları bastırmak için. Bence yumurta yemeyi, satmayı yasaklasınlar, olsun, bitsin!:-)) Erdoğan ın İsrail e orantısız güç kullanımı eleştirisini hatırlıyor musunuz? Eleştiri doğru idi de, aynısını kendileri de yapıyorlar. Hatta bazen daha beterini bile. Yumurta atanı, hapse at! Olsun, bitsin!:-)))
Kadına karşı şiddet Orta Doğu toplumlarında çok yaygın ve asla tesadüfi bir olay değil. Yani polisin hamile bir kadına Erdoğan aşkıyla vurması, bu toplum için hiç de şaşılacak birşey değil. 'Niye hamile kadın sokakta dolaşıyor ki, evinde otursun?!!!!' zihniyeti bu toplumun çoğunluğunun zihniyeti olmasa, bu halde olur muyduk?
 Onların kadınları evde sefalet çekmiyor mu, bu da otursun, çeksin, niye sistemi suçluyor ki? Sistem de ne varmış? :-))) Elektrik pahalı imiş, e ne var, pahalı evet, ne yapalım yani? Bir ihale çıkartır, hemşoları zengin ederiz, olur, biter. Su pahalı imiş, içilmiyormuş...E ne var, içmesinler...(Benim çocukluğumda Istanbul da su vardı. Suyunu kuruttunuz şehrin, göçle, yanlış politikalarla, olmayan mühendislik zekanız ile...İki damla yağmur düşse, sel oluyor. Ne zeki erkekler kurmuş bu şehri yav!)
Aslında bütün mesele kadın ve kadına vurmak bence Türkiye deki birçok erkeğe tatmin veriyor. Niye?
Çünkü Orta doğulu erkeğin libidosunun büyük bir bölümü şiddet ve kadın ventillerinden kurtulabilmiş bir libido değil. Eğitim yok, para yok ama istek var. İsteğe ulaşmak için gereken meşru yollarda tıkanıklık var... Buna fırsat eşitsizliği deniyor. Başka isimleri de var ama biz şimdi herşeyi en basit seviyesinde dile getirmeye çalışıyoruz.
Mesela YÖK gibi kurumlar gerçekten Türkiye de okuyarak bir yerlere gelmeyi imkansız hale getirdiler...
Peyderpey değişemeyen, eğitilmemiş libido tek çareyi bir ekmek parası kazanılacak kapılarda arıyor. Hayatını zor sürdürse de, bunun tek yol olduğunu düşündüğü için, sistemi eleştirenlere karşı kin, öfke ve nefret besliyor. Konuşma, tartışma kültürü de olmayınca, herşey sopalara, taraf tutmaya kalıyor.

'Hemşo muhabbeti'  bence komik bir laf. Akademik bir kavram olacak şekilde bir ifade şekli değil, biliyorum ama yine de aslında bu ifadeyi yeterince modernleşmemiş, urban olmayan bir toplumun en içgüdüsel hislerle bir taraf, bir yandaş, bir tanıdık bulma ihtiyacı olarak görüyorum. Türkiye de bu aşırı noktalarda, çünkü kimse birbirine güvenmiyor, çünkü normal modern bir toplum yok ortada...Mesela ihaleler  'hemşo muhabbeti'  ile verilince Haydarpaşa yangını gibi bir yangın çıkıyor, ortaya.
Sonra mesela yumurtalanan başbakan teselliyi yine 'hemşolarında' arıyor:-))) Politika gerçekten tiyatrocu olmayı da gerektiriyormuş, insan bunu görüp, anlıyor.
....
Bu arada  'secularism' dindarlığın tersi değil. 'Ultra-secularist' diye bir kavram yok. İngilizce düşünen fundi arkadaşlara duyurulur...Dünya bir yana, islam bir yana diye birşey yok, olamaz. Bu bana tek kitap okumadan, Kuran ın arapçasını ezberlemekle bütün dünyaya üstün olacağını zanneden ultra-cahilleri hatırlatıyor. İslam var, din var, Kuran doğru ve gerçek ama bütün bunların sizinle alakası yok.
Bu lafı bizim köylülerimizden öğrendim, bilmiyordum ama çok komik. Akademik olmamakla birlikte, olayı tek cümlede özetliyor:-)) 'Allah iki delik vermiş, gerisini koyvermiş.':-)) İşte Orta Doğu bu dediğimden de beter durumda olduğu için köle, sömürge durumunda.
Bunu bizim köylüler, yine kendi insanları için söylüyorlardı...:-)
Zaten Türk ve Arapların zekasını biraraya getirseniz,  ortaya refah isteğinden başka birşey çıkmaz. Islama layık olmadıklarını hemen anlarsınız...Sorun libido!!!!!! Başka bir toplum bence İslam a girecek. Bu tabii yakın bir gelecekte olmayacak.
Okumak sıkıcı ve uzun süren bir iş olduğu için birçok insan için, taraf tutmak üzerinden olayı halletmeye çalışıyorlar... Veya belli etiketlere, belli kategorilere sadık kalarak...Ama sadakat okuyarak dünyayı keşfetmenin tam tersidir...Keşif yeniyi getirir ve eskiye zarar verir. Sadık kalmaya çalışan kendi çocukluğundaki değerlere uyan şeyleri bulmaya çalışır. Yani tarafsız okumaz...Okumak ise bir daha dönüşü olmadan denize açılmaktır, artık eski ve korunaklı bir limana dönüş yoktur...

Hiç yorum yok: