2011-02-25

Günlük



Dün bindiğim taksinin şöförü pahalılıktan ve işsizlikten şikayetçi idi haklı olarak...Herkes de aynı problem var. Sabit giderler senelerin olmayan enerji politikaları yüzünden yüksek. Mesela Aygaz bildiğim kadarı ile monopol, ki bence pahalı, onun dışında gaz pahalı, elektrik pahalı, su pahalı ve içilmiyor. Telefonlarda vergiler yüksek ve benzin aşırı pahalı. Oğlu iş bulmaya çalışırken, 'Cemaatte tanıdığın var mı?' diye sormuşlar ve işi vermemişler. 'O da oraya başvurmasa imiş' dedim içimden, neresi olduğunu yazmayacağım...Yine de tabii haksızlık ama ülke böyle işte.
'Bu hükümet bi tek polise yaradı, Abla' dedi. E doğru, bunu da herkes biliyor. Hayret verici olan bu şöförün hala konuşmaya cesaret etmesi. 'O da durmadan ceza yazıyor, prim alabilmek için.'  dedi. Ben polislerin ceza yazdıklarında prim aldıklarını bilmiyordum. Bu arada CHP yi de AKP ye rakip olarak görmediğini ekledi. 'Rakipleri yok.'  dedi.

Benim de kendi dertlerim aklıma geldi.
Mesela bize araba vurup, kaçtığında polis yardımcı olmadı; şen şakrak bu hükümetin bu görevi onların üzerinden aldığını artık doğrudan mahkemeye başvurabileceğimizi söylediler. Aman ne güzel. Mahkemeye başvurduk; hakim sanki bize 'ben bu salaklardan kendim için ne koparabilirim?' diye bakıyordu...
Tekrar dünkü konuşmaya dönüyoruz; 'Televizyonları açarsan, herşey tozpembe.' Bütün bunları ben de biliyorum.
Yunanistan dan da bahsetti. Ben de oranın refah seviyesinin yıllar içinde buraya fark atacak şekilde geliştiğini söyledim. Yani iki ülkeyi karşılaştırmak zaten zor bence. Aynı refah seviyesini sürdürmek mümkün olmayınca, ki ama AB ye girmek bu refah seviyesinin bir şekilde güvencesi, garantisi idi düşünüyordu bazıları, protestolar başladı. Türkiye de Yunanistan daki gibi protestoların olmayışı Tr. daha iyi durumda olduğundan değil, tam tersi.
Eğer Tr. AB ye girmiş olsa, daha beteri olurdu. Herşey toz pembe olmazdı. Kaynaklar belli rant çevreleri tarafından heba edilirdi, halka  'Al lan sana kültür!'  şeklinde  reklamlar ulaşırdı herhalde. 'Senin anan, baban da böyle kültür görmedi lan! Biz ne eyi ettik.'  reklamlarına para aktarılırdı en basidinden...
Bu arada Avrupa nın kendi içerisinde de tabii herşey toz pembe değil. Orda da bu AB kaynaklarını beleş para olarak gören kurumlar var ve sömürdüler bence. Para halka inmiyor. Kimin o anda politik güç elinde ise, saçma, sapan birşeyler bulup, yapıyorlar. Şirket yok ise, yaratılıyor, tarih yok ise, franchising yapılıyor... Tabii ki yine Avrupa nın seviyesi burdan daha iyi ve yerine göre çok değişik, katolik ülkeler ile protestan ülkeler bir değil...

Hiç yorum yok: