2006-06-25

Deleuze okurken

Ben Deleuze ün bu yetmislerde yazilmis metinlerini ilk defa okuyorum ve acikcasi cok sasirdim. Deleuze den birazcik daha seviyeli olmasini beklerdim. Ben ilk önce onun daha sonra Guattari ile yazdigi yazilarini okudugum icin psikonanalize karsi bu kadar önyargili ve pesin hükümlü oldugunu bilmiyordum.
Psikoanalizin düsmani cok. O zaman da cok idi, simdi de cok...Üstelik biz Freud un eserine daha tam manasiyla hakkini da verebilmis degiliz... Bazi dahilerin anlasilmasi yüzyillar sürebiliyor. Freud cok büyük bir dahi idi, bu yüzden kitaplarini 1938 de yaktilar, kendisini ömrünün son yillarinda Londra ya sürdüler ve kizkardeslerini Konzentrationslager dedikleri kamplarda acimasizca öldürdüler... Hayir, sadece yahudi oldugu icin degil, ayni zamanda zeki oldugu icin yaptilar bunu... Halk kadar aptal ve cahil olmadigi ve onlarin hosuna gitmeyecek seyler yazdigi icin...
Öyle cikulata, cay paketi yapilabilecek Mozart türü bir dahi olmadigi icin halka yaranabilmesine zaten en bastan imkan yoktu. (Ki burda "halk" kelimesini hic de romantik ve idealist bir sekilde kullanmiyorum...)
Deleuze ü de bu cehaletin icinde görmek beni üzdü. Sonradan Guattari ile yazdigi metinler daha iyi, ama bu yetmislerdeki metinler resmen utanilacak derecede basit ve bildik seyleri yaziyor...
Yani Viyana da sokaktaki dini bütün katolikte aynen Deleuze gibi agzini acip, gözlerini yumup, Freud a küfür etmek istiyor... Onlar tabii yine daha cok kendilerine hakim oluyorlar...
Ama Monsieur icini dökmüs... Freud ve Marx hakkinda bir Alman böyle metinler yazsa antisemit olmakla suclanabilir (ki böyle düsünen cok)), ama bir Fransiz yazinca baska türlü oluyor. Ama anladigim kadari ile Fransa da da cok ciddi bir antisemitizm var. Zaten antisemitizm Bati nin yapi taslarindan biridir maalesef.

Hiç yorum yok: