Susurluk Balıkesir iline bağlı 3 Kasım 1996 yılında meşhur trafik kazasının olduğu bir ilçemiz. Dün Istanbul 2. Ağır Ceza mahkemesinde DYP milletvekili Sedat Bucak olaydan 10 yıl sonra sembolik denebilecek bir ceza aldı. 1 yıl 15 gün. Susurluk bir utançtır. Aynen Tansu Çiller in bir utanç başbakanı olduğu gibi...
Hiç unutmuyorum Viyana da nasıl tesadüfen bu olayı duyduğumu. Olayı ilk Herald Tribun de okudum. (Belki o günkü Herald Tribun ü bulabilirim.) Amerikalı bir akademisyen (yakışıklı bir akademisyen) bana bu trafik kazasından sonra 'Türkiye de yargı ve devlet gerçekten bu kadar güçsüz ve dandik mi?' 'Ben Türkiye yi daha iyi durumda sanıyordum.' demişti. Ne tesadüf ben de! Niye gazete almadığımı, nasıl olur da böyle bir haberden habersiz kaldığımı sormuştu bana... Haklı idi. Olayı daha sonra gazetelerden takip ettim ama gazeteler birşey yazmıyor ki...
Kasım ilginç bir ay. Kasım 2003 te Istanbul da atılan bombalar üzerine bir yazı yazdım Viyana da Bunte diye bir göçmen dergisinde... Bu nedeniyetler çatışması tezinin bir kurgu olduğunu 'self fullfilling prophecy' olması amacı ile Avrupa ve Amerikan sağı tarafından ortaya atıldığını anlatmaya çalıştım ve olayıın kadın haklarıyla aslında hiç de ilgisi olmadığını tam tersine kadın haklarının instrümentalize edildiğini anlatmaya çalıştım daha sonraki yazılarımda...
Dünki Uygarlıklar Birlikteliği haberleri basında bana bu yazıları hatırlattı. 'Akil adamlar' kelimesi kesinlikle feminist bir eleştiriyi hak ediyor...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder