2006-11-13

Çağan Irmak

Evet, itiraf ediyorum ben 'Asma Konağı' hiç seyretmedim, sadece ismini duydum. Yani burda yaşayanlar için kesin Çağan Irmak ismi yeni değildir ama benim için yeni. Ne yapayım?! Bu blogun güzel tarafı kimsenin gündemine uymadan kendi gündemini kendi hızında yaratabilmek. Bir de bir insan ülkeler arasında yaşıyorsa o ülkedeki yerleşik insan gibi birçok ayrıntıyı bilmiyor.(Mesela şu ATM denen şeyler beni ne kadar zorlamıştı...) Ben yerleşik olma fikrinden tiksinti duyan bir insan olmakla birlikte artık bu yaşlarımı daha yerleşik geçiriyorum... Ama gönlümde yatan her an her yerde ve aslında hiçbir yerde olmamaktır... Göçebe bile değilim, çünkü göçebe yer ile değil ama zaman ile uyumlu yaşar... Bir rutini vardır... Zaman olarak düşünüldüğünde göçebe de yerleşiktir...
Ben her türlü rutinden nefret ediyorum... Ama yine de zamanı yere tercih ederdim oryantasyon gerektiğinde... Mesala şimdi güneşli bir yere gitmek vardı... Ahh ahh...
Çağan Irmak bence başarılı bir rejisör. Umarım yurtdışındaki sinemalarda onun da filmlerini seyrederiz.
Almanya da yetişen Türk yazar ve film yapımcıları çok vahşi hayatlardan geçerek bir yere gelmişler. Başarılı şeyler ortaya koyuyorlar ama o şeyler Türkiye ile ilgili olmuyor...( 'Duvara karşı' bence çok vahşi bir filmdi...Vahşet, dehşet bazı basamaklardan geçmemiş bir libido hızlandırılmış bir uyum sürecinde ne hale gelir? Sanki bunun cevabı veriliyor o filmde... Ama tabii yine de zorla barbarlaştıran libido yasakları dolu bir toplumsal hayatımız var. Bu yadsınamaz...)
Zaten bir tane Türkiye yok. Bir tane Istanbul olmadığı gibi... Herkesin kafasında başka bir Türkiye var, başka bir Istanbul var...

Hiç yorum yok: