2006-11-27

Türkiye ve TV

Evet, çok kısa bir süre de olsa televizyonda bir konuşma seyrettim Oğuz Oyan yönetiminde.Doğru şeyler söyleniyordu. Ama devletin programı yok. Aslında geç kalındı. Avrupa nın Türkiye nin üzerine gelişi konu ediliyordu. Yalnız bu yeni değil sadece şiddetti arttı. Ama Türkiye tarafında hiçbir hareket yok. Ani yapılabilecek de hiç bir şey yok. Yapısal çözümler aramak gerekir. Böyle ukala ukala konuşmak istemiyorum ama insan bazı şeylere seyirci kalamıyor.
Normalde sanat ve felsefe seyirci kalmanın
zorunluluk haline getirildiği alanlardır. Bunu da biliyorum. Burası da bir vitrin. Yani tiyatroya locadan bakma lüksü... Çünkü kısa vadede tek kişinin yapabileceği bir iş değil Türkiye nin sorunları... 'Türkiye yi kurtaran adam' diye bir film olsa, bu 'Dünyayı kurtaran adam' filminden daha abartılı bir komedi olurdu herhalde...
Papa ziyaretine tepki beni şaşırttı. Fransa yasa tasarısı çok daha önemli olduğu halde 20 bin kişi yürümedi. Bu tepkisiz halk bunu da es geçer diye düşünürken beklenmedik bir tepki geldi.
Gerçi bence geldiğinde sessiz ve kibar bir protesto olmalıydı, yoksa Saadet Parti sinin meydanlarda kendisi için gövde gösterisi yapması bence hiç hoş değil. Tabii Papa ya Türkiye deki katoliklerin sevgi gösterilerinin olması da doğaldır. Önemli olan herşeyin medenice, huzur içerisinde, mümkünse din dışı bir şekilde olması. Çünkü dinsel ögelerin kullanıldığı bir protesto kesinlikle Batı medyası tarafından enstrümentalize edilecektir. Saadet Partisi kendi seçmenini düşünüyor. Türkiye yi değil. Ellerine fırsat geçti tabii kullanacaklar. Kimse onların yüzüne bakmıyordu. Bu olayı kullanmazlar mı? Yani Saadet Partisi ile Kilise aynı mantıkla hareket ediyor.
Yine de tiyatro mantığı iyi işliyor medya sayesinde...
Bu mantığın nasıl işlediğini iyi bildiğim halde bazen ben bile kapılıyorum olayların akışına...
Şimdi en başa dönelim... En başta ne dedik? Amaçlı olarak suni bir Hristiyan-Müslüman düşmanlığı yaratılmaya çalışılıyor dedik. Bu senaryoya karşı çalışmak gerekir. Ama nasıl? Gaza gelmemek lazım. Bilerek gaz verenler var...
Eğer Papa burda kötü karşılanırsa, ki bunun için elinden geleni yaptı, bu oyunun bir parçası idi, kendi amacına ulaşmış olacak. Yani; 'Orası size düşman müslümanların olduğu yerdir kuzucuklarım, siz benim kucağıma gelin en iyisi.' mesajını Avrupa basınına vermek... Bu onun oylarını arttırır. Şimdiden kendine barbarların ülkesine gitmeye cesaret eden Tanrı yolunda gözü pek Papa rolünü yapıştırdı ve bunu süper oynayacağına eminim. Batı basının da buna gaz verenler olacaktır tabii ki...
Ben katolik fundilerle uğraşırken müslüman fundileri unutuyorum bazen. Çünkü ben müslüman fundi pek görmedim hayatımda, daha çok katolik fundi zihniyetini tanıyorum. Burdaki fundilerden pek bahsetmiyorum, çünkü onları tanımıyorum. Tek bildiğim aptal oldukları... Şimdiye kadar gördüğüm kadarı ile katolik fundilerden daha aptallar, bu da daha tehlike içinde olduklarını gösterir. Onları korumak, iki tarafın fundilerini birbirinden uzak tutmak gerekir.
Yalnız iki tarafta din ile argüman üretmeye çalışıyor, bu çok hoşuma gidiyor.(Dalga geçiyorum tabii) Bu Huntington gibi aşırı sağcı Amerika lıların istediği senaryo... Bu cahillik. Çok açık söylüyorum bütün dindarlar politik sömürüye karşı birleşin! (Marx a göderme) Keşke hem katolikler, hem müslümanlar politika ile dini ayırt edebilecek güçte olsa... Ama dindar ve saf insanlar öyle olmuyor işte... İki tarafta gaza getiriliyor bilerek. Böylelikle sağ partilerin oyları artmış oluyor. Komünizmi yıkmanın zafer sarhoşluğu içerisinde kendini ve dünyayı yıkmaya başlayan Amerika da gayet memnun yarattığı savaşların keyfini çıkartıyor. Gaza gelmemek lazım...

Hiç yorum yok: