

Hep AB ve Türkiye hakkında yazıyoruz, konuşuyoruz, biraz da AB ve Avusturya hakkında konuşmak geldi içimden.
Avrupa Birliği ne katılıp, katılmamak için 1994 yılının 12 Haziran gününde bir oylama yapıldı Avusturya da. Kaaç sene oldu tabii şimdi...Hafızamda yazıda olduğu kadar uzak bir tarih değildi.
Yukarıda verdiğim linkten aldığım bilgilere göre % 66.6 'Evet' oyu çıkmış sandıktan. Açıkçası bu da aklmda hiç böyle kalmamıştı. Ben yüzde 55 gibi bir oran düşünüyordum. Neyse...
Yani Avusturya da o zaman Avrupa Birliği ne katılmanın Avusturya için pek iyi olmayacağını düşünen birçok grup vardı. Bunlar farklı politik gruplardan olmakla birlikte genellikle yelpazenin açık sağında ve açık solunda olan gruplardı.
Argümanlardan bir tanesi Avusturya nın zaten zengin bir ülke olduğu ve eğer Avrupa Birliği ne girerse bu zenginliğini kendisi kadar zengin olmayan ülkeler ile paylaşmak zorunda kalacağı idi. Mesala Avusturya nın parasının fakir Portekizli çiftçilere verilebileceği, bunun da Av. için iyi olmayacağı söylendi. Bu argüman doğru bir argüman idi. Bu ama örtbas edildi.
'Halkın hayat seviyesi çıkacağına düşebilir.' dedi bazıları, bu da örtbas edildi. Sağ merkez parti özellikle bir kampanya yürüttü bu konudaki fikirleri değiştirmek için. Çünkü parası olanın EU da daha rahat para kazanacağı açık bir gerçektir.
Biliyorsunuz İsviçre ve Norveç Avrupa Birliği ne katılmadılar. İkisi de gelişmiş, zengin ülkelerdir. Belki Avusturya için de böyle bir yol düşünülebilirdi. Çünkü küçük ve zengin ülkelerin hoşuna gitmeyecek paylaşımların AB de olabileceği en başından biliniyordu. Ama bu gerçekleri telafüz etmek yerine kültür ırkçısı argümanları tercih ediyor basın. Mesela Almanca yazıp, çizilen gazetelerde Türkiye karşıtı klasik argümanlardan bir tanesi hep Türkiye nin Avrupalı bir halk olmadığıdır. Yani yine özcü ve halk kavramı üzerinden düşünüyorlar. Kesinlikle ırkçı ve taşralı bir düşünme şekli, ama bunu farkedemeyecek kadar kendi dünyalarında yaşamayı tercih ediyorlar. (Bir kısmına kalsa Türkler Orta Asya ya geri gitsin. Yahudileri de doğuya ve de KZ lere postaladılar ya...
Bu kabul edilebilir bir zihniyet midir?)
Norveç ve İsviçre de Avrupalıdır. Ve AB ye girip, girmemek ile bu değişmez. AB ye girmediler diye şimdi onlar Avrupalı değil mi? Politika, ekonomi başka şey, taşra zihniyetli bir özcülük başka bir şey.
1 Ocak 1995 tarihinde Avusturya resmi olarak AB ye girdi. Eski para Schilling yerine Euro geldi. En başta bizde buna sevindik ama aslında halk fakirleşti. Ben şu anda Schilling i özlemle ve pozitif bir şekilde hatırlıyorum. Geçenlerde yine tesadüfen eski 50 Schillinglerdeki Freud resmini gördüm. (Bir ara bu sayfaya ekleyeyim.) İçime bir nostalji duygusu geldi. Schillingi özlüyorum bazen. Schilling bence daha sevimli ve karakterli bir para idi. Yeni pembe 10 Euroları hiç sevemedim.
Bir kere hiçbir zaman bu 10 Euro ile eskiden 100 Schilling ile alınan şeyler bir olmadı. 100 Schilling ile daha çok şey alınırdı eskiden marketten. Bu benim subjektif görüşüm değil sadece, bu konuda bir çok insan ile konuştum. Çoğu da hep aynı şeyi söylediler. Hatta bizim Türk kadınları bu paraya 'bereketsiz' diyorlardı. Çok hoşuma gitmişti. Kelime hoşuma gitmişti. Bu kelime benim aklıma gelmez mesela ama doğru bir kelime idi.
Yani Avusturya AB ye girdikten sonra hayat seviyesi yükselmedi, düştü. Bu bir gerçek. Aynı sırada zenginler çok daha zengin oldular. Yani insanların AB ye gıcık olmasını ben çok iyi anlıyorum. Ama asıl sorun AB değil. Avusturya içi politika...
Bu konuda da ne kadar yazsam bitmez herhalde...Başka bir zaman devam etmek üzere...
1 yorum:
Bu arada bu yazıda sanki Euro Avusturya Avrupa Birliği ne geçtkten hemen sonra gelmiş gibi bir kanı uyanıyor. Euro ya geçiş 2002 yılnda oluyıor.
yazarın notu
Yorum Gönder