2006-12-12

Freud un Divanı



Freud un divanında bir Türk halısı varmış. İzmir den bir kilim sanırım. Biliyorsunuz Avrupa lılar halı ve kilim ayrımını bilmedikleri için yapmıyorlar. Normalde ben böyle şeylere önem vermezdim ama insan Viyana da uzun süre yaşayınca zorla kültür ırkçısı olur.
Olmamak lazım onlar gibi olmamak lazım. Ama en büyük sorun onlar gibi olmadan onlarla nasıl savaşacağız? Çünkü onlar bizim ile savaşıyorlar. Hem de en korkak ve en ucuz bir şekilde. Yani kültür ırkçısı olmadan kültür ırkçıları ile nasıl mücadele edilir?
Üstelik ben de en başında 'siz' 'biz' gibi ayrımları aşmak isterdim. Hala istiyorum ama artık bunun şekli konusunda oldukça sivri fikirlerim var. Mesela Orhan Pamuk tam Batı nın duymak istediği çerçevede bu olayı çözmeye çalışıyor. Bence iyi de yapıyor. Onu bu yüzden eleştirmiyorum ama ben bunu yapamayacak kadar iyi tanıyorum Avrupa yı.
Kültür ırkçılığı Avrupa da niye bu kadar güçlü diye kendi kendimize sormamız lazım?
Geçmişteki korku ve aşağılık kompleksleriyle ilgisi var. Biz Avrupa nın ne kadar zor şartlardan geldiğini, ne kadar zor şartlarla kurulduğunu ve en önemlisi kendi aralarında ne kadar yırtıcı olduklarını anlamıyoruz. İlk önce anlamaya çalışmak lazım.
Yani insan bir 'divan' kelimesinden korkar mı? İnsan Smyrna yerine İzmir demekten korkar mı? İnsan İstanbul yerine Konstantinopel diyerek tarihi değiştireceğini mi zanneder? Bunlar bence özgüven eksikliği göstergesi...

Hiç yorum yok: