Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili olarak Semih İdiz bugün oldukça iddialı bir yazı yazmış. Elimde olmadan 'Neyinize güveniyorsunuz?' demekten kendimi alamıyorum. Aman keşke o haklı çıksa!
Türkiye nin Avrupa da dostu yok. Zaten dış politika da 'dost ve düşman' mantığı ile yapılmaz, daha evvel bu blogda bahsetmeye çalıştığım 'şövalye ahlakı' yanılgısına düşüyorsunuz.
Çıkarlar vardır gözetilmesi gereken. Bir ülkenin çıkarlarını da bir devlet güçlü ise gözetebilir, değilse gözetemez. Bu kadar basit.
Niye AB ve ABD ile bu kadara içiçe yaşıyoruz, şahsen ben bundan fazlası ile rahatsız oluyorum.
Aynı sayfada sanırım Yasemin Çongar ın bir yazısı vardı. Sinir oldum. Haliyle. İki Türk anlaşamayınca niye yabancı bir hakime ihtiyaç duyarlar, ben bunu anlamıyorum.
Türklerden başka tanıdığım her millet kendi aralarında anlaşamamayı ayıp sayar, bir tek Türkler birbirlerine karşı çekinmeden başka güçleri arka edinmeye çalışırlar. Ne kadar onursuz bir davranış.
Tabii ki genelkurmayın bildirisi demokratik değildi. Şekli de bence doğru değildi. Ama garip bir demokratik etkisi olduğunu anlamanız lazım...İnternet medya olarak bence demokrasiye en uygun medyadır.
Akademik en ileri derecede demokrasi kuramları tartışmaları başka (ki mutlaka yapılmalı), gerçekler başka.
Siz bu dünya demokrasi kuramları üzerine mi yürüyor zannediyorsunuz? Hele de Türkiye gibi ülkeler... Dün işte Avrupa demokrasisini gördük... Demokrasi bazen güç sahiplerinin halk üzerinden halkı manipule etme ve sömürme yöntemi haline gelebiliyor. Yani dün sizce Fransa da herşeyi o sandığa gidenler mi belirledi? Sarkozy kendinden emin tavırları ile demokrasinin artık bir tiyatro olduğunu en iyi anlayanın kazanacağını göstermiyor mu idi? Olay çok daha karmaşık.
Bence Amerika nın tutumu (Türkiye konusunda) gayet akıllıca idi, niye hala (!) gereksiz bir şekilde eleştiriliyor anlamıyorum. Sonra zaten bunun Türkleri ilgilendirmemesi lazım... Sizin kendi işinize bakmanız lazım...
Keşke bir kere kendi ayaklarınız üzerinde durmanız gerektiğini anlayabilseniz!
O ona bunu dedi, şu buna onu dedi. Herşey de medyanın önünde oluyor. Bunlar yanlış şeyler. Özgürlükleri yanlış anlıyorsunuz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder