2007-06-13

Medya ve Türkiye

Medyaya bulaşmak veya bulaşmamak. İşte bütün mesele bu.
Bu aralar Türk medyasından kaçıyorum çünkü bana Türkiye de yaşadığımı hatırlatıyor. Halbuki 19.yüzyılda yaşamak benim hoşuma gidiyor :-)
Dünyaya geri dönüyoruz kısa bir zaman için.
Ankara da atılan bombalar herkese atılmıştır. Türkiye deki herkese. Bu bombaların karşısında yeterince sağlam durulmadığı için böyle oluyor. İnsanların sokağa dökülmesi lazım: 'Şiddette hayır!' diyerek!
Şiddet karşıtları sakin bir şekilde PKK nın ve Kürtlerin içerisinde şiddet yanlılarını barışçı bir dille eleştirmeli.
Sakin kalmak kolay değil böyle durumlarda biliyorum ama deli ile deli olunmaz.
Artı güçlü ve istikrarlı bir devlet olsaydı bütün bunlar olmazdı, bunu da ayrıca hatırlatmak isterim. Güçlü devlet ama ufuksuz asker ve polislerle sonu gelmeyecek maceralara giren de değildir...
Bu bir konu idi.
Medyadan bu aralar ne kadar 'clean' kalmaya çalışsam da, arada bir yine birkaç saniye birşey yakalasam aklıma yazılacak binlerce şey geliyor. Son zamanlarda kendimi tutuyorum. Yazsan ne olacak, yazmasan ne olacak diye...
Taha Akyol u CNNTürk te Faik Öztırak ile röpartaj yaparken gördüm.
Faik Öztırak ın CHP den seçimlere katılmasına şaşırdım çünkü bana Dünya gazetesinde yazdığı bir yazısı çok densiz ve fırsatçı gözükmüştü. Petrol ile ilgili idi.
Devlet adamı yok Türkiye de. Çıkmıyor artık. Yetişmiyor. Herkes kendini düşünüyor.
Taha Akyol bu beyefendiye soruyor İMF hakkında ne düşündüğünü. Daha doğrusu Taha Akyol un sorusu son derece saf; 'Kötü niyet var mı?' diye soruyor IMF konusunda...
Bu öyle komik bir soru ki... Size şöyle bir örnek vereyim. Galatasaray Fenerbahçe maçında Galatasaray kaleye kaleci koymamış, Fenerbahçe li futbolcu da golleri atacak hali ile... Şimdi Fenerbahçeli futbolcu için 'kötü niyetli' gibi manasız bir terminoloji kullanılabilir mi?
Ki bu politika. Futbol da değil. (Gerçi ikincisi Türkiye de daha ciddiye alınıyor ama yine de ben hatırlatayım dedim. :-)
Ayrıca Faik Öztırak doğru cevap verdi. IMF ye muhtaç duruma gelmek kötü birşeydir dedi. Bunu herkes biliyor. Ama bir ülkenin kendi kendisini yönetememesi bu işte...
Az evvel de gazeteye ucundan bulaştım. Semih İdiz Putin konusunda Türkiye yi uyarmaya çalışan bir yazı yazmış. Bildiğim kadarı ile Semih İdiz bir ara Amerikalılardan bir gazetecilik ödülü almıştı... Yanlışım varsa düzeltin abla! :-)
Yazı dengeli bir yazı idi ben de cıvıtmak istemiyorum ama... Herkesin şu andaki Amerikan yönetiminden (Amerikalılar da dahil olmak üzere) bıkmış, usanmış olmasına rağmen bazı Türklerin sabrı nasıl anlaşılmalı bilmiyorum...
Bunun yanı sıra eğer Türkiye kendi kendini yöneten bir ülke olabilseydi hiçbir yere sığıntı olması gerekmezdi. Türkiye Amerika ile de Rusya ile de iyi geçinmeli ama aynı zamanda araya mesafe koyarak. Türkiye ise bütün sınırları aşıyor bence... En önemlisi Türkiye kendi kendisi ile iyi geçinmeli...

Hiç yorum yok: