Cumhuriyet te 12 Ekim den beri bir yazı dizisi var; 'ılımlı islam tuzağı' üzerine. Fas ve Tunus u okudum şimdiye kadar. Bence mutlaka okumak lazım. Yalnız islam ile onun düşürüldüğü sosyal ve tarihi gerçekleri karıştırmamak lazım... Bu blogdan da anlaşılabileceği gibi benim nerdeyse gıcık olmadığım hiçbir şey yok...:-) Yani dincilere gıcık olduğum kadar bazen hard chore cumhuriyetçilere de gıcık oluyorum ama haklı oldukları noktalar var tabii...
***
Bu arada yazamadığım zamanlarda TV de gördüğüm Galatasaray Lisesi önünde Doğan ve gazetelerini protesto eden gençleri takdir ediyorum. Bir an içim Doğan ın medya gruplarından birine bulaşmadığım için (ki bu ülkede nerdeyse zor bu, adam bütün pazarı nerdeyse tekeline almış durumda. Birbirinin aynı 5, 6 tane gazete çıkartıyor...) sevinçle doldu. Gerçekten.
Her ne kadar Cumhuriyet te bazen sinirime gitse de, Doğan ve gazetelerinin o iki yüzlü, 'laf olsun, torba para dolsun!' zihniyetine insan bir yerden sonra tahammül edemiyor.' Kim ona ne demiş? O ona ne demiş? Aaaa bak bu da şöyle yapmış...Çııtt, çııt' gazeteciliği... Dedikodu ve çay ocağı gazeteciliği... Yani politik yön olmadan, burası bir şirkettir, 'yaz harfini al paranı!' usulü bir gazetecilik doğdu Doğan sayesinde bu ülkede... Yoksa eski Milliyet ile Hürriyet in arasında bir fark vardı, ama şimdi hiçbirinin arasında bir fark yok... Milliyet, Hürriyet, Radikal hepsi aynı gazete aslında...
Veee tabii en önemlisi Doğan, Koç gibiler istemese AKP şimdi orda olmazdı. Oligarşi nin maşası olarak küçük burjuva dincilerinin kullanıldığı bir düzende nasıl demokrasi olsun ki?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder