Kurt tipini çok tuttum. Bence Türk toplumundaki sakatlıklardan birini gayet iyi anlatıyor... Ama kurt tipi sadece AKP ye özgü bir tip değil. AKP den evvel de vardı... Şu anda AKP 1.parti olduğu için AKP de kurt, yoksa eskiden bir DYP li veya ANAP lı olarak da karşımıza çıkabilirdi...
Kurtların değişmez bir özelliği olarak sabit kalmayı sevmezler, kendi çıkarlarından başka hiçbir şeye sadık değildirler... Kendisi bunu 'zamana uymak' ile gizlemeye çalışsa da, aslında son derece fırsatçıdır... Çünkü toplumsal bir havyan değildir, yeterince domestike olmamış, ehlileştirilememiştir... Bunu da kendisinin iyi taraflarından biri sanır...Çünkü ehlileşince koyun olacağından korkar... Bir tarafı aşırı korkaktır kurdun... Tahhayyül dünyası son derece dardır (prensip olarak kitap okumaz), içgüdüsel olarak yolunu bulmaya çalışır. En büyük hatası dünyanın gerçekten kendisi gibi kurtlar ve koyunlardan oluştuğunu sanmaktır... Bazı başka gruplar için 'kurt' aynen bir elma kurdu gibi zararsız ve ufaktır... Hatta kurdu ava ulaşmak için kullanan zeki avcılar vardır... Kurda bir kemik atarlar ve kendi ülkesinin üstüne 'yönetici' diye atarlar...
AKP 14 Agustos 2001 tarihinde kuruluyor, 22 Haziran 2001 de Fazilet Partisi nin resmen kapatılmasının ardından. Kısa bir zaman içerisinde Türkiye deki orta sağı yutuyor... Aslında en başında başladığı çizgide devam etmemiş bir partidir... (En baş derken AKP nin kuruluşunu değil, daha gerisini kastediyorum...) Küçük burjuva ve aşırı sağ iken ortaya gelmeye ve en baştaki şehre gelip dışlanmış, bu yüzden de tuhaf dinci ritüeller geliştirmiş, geç modernleşmiş veya modernleşememiş taşralı formatını aşmaya çalışmıştır... Bunun için de iki strateji izlemiştir. Ben bu stratejilerinin tesadüfi olduğunu düşünmüyorum. Maddi ve manevi eksikliklerini gayet pragmatist bir şekilde aşmaya çalışmışlardır...
Maddi eksiklik büyük sermayeye karşı gösterilen nerdeyse kölece bir teslimiyet ve manevi eksiklik de İslam gibi büyük bir dinin dışlanmış küçük burjuva ihtiyaçlarına göre deforme edilmesi ile sağlanmaya çalışılmıştır... Böyle bir islam yorumunun herkesi bağlaması beklenemez.
Kendisini tam anlamı ile gerçekleştiremeyen ulus-devlet kavramından bir şekilde nerdeyse öç alınmaya çalışılmıştır, bu aynen de böyle devam etmektedir... 'Amerikancılık' ve 'Liberalizm' maskeleri altında (ki bu gruplar poltikada avantgard olmayı istemekle birlikte bundan çok uzaktırlar, bir kere bu grup işi değildir, Türkiye nin sayıları ve tarihi ortadır) 1920 lerdeki avantgard gruplara karşı duyulan öfke ve kıskançlığın intikamı alınmaya çalışılmaktadır... Bu Türkiye için üzücü ve tehlikelidir.
1920 lerde Türkiye nin avantgardı na karşı çok muhafazakar bir tepki beslemiş olan bazı gruplar, Türkiye yi Türkiye dekilerden daha sıkı ve daha başka açılardan takip eden Batılıların gözlerinden kaçmamıştırlar...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder