2008-03-20

Cenacolo 1495-1498


Leonardo da Vinci (1452 - 1519) nin 'Son Akşam Yemeği' tablosu pek ünlüdür. (Türkçeye böyle çeviriyorum. Belki daha iyi bir tercümesi vardır,bilmiyorum.) Bugün Almanca konuşulan ülkelerde 'yeşil perşembe' imiş. Bunu da gazeteden öğrendim. Senelerce yurtdışında yaşamama rağmen bir türlü dini tatil günlerinin ne olduğunu öğrenemedim. Bana anlatılanları da hep unuttum. Ama şimdi vaktim var ve ne olduklarına bakabiliyorum. Normal hayatın içerisinde insan genellikle 'tatil' ve 'non-tatil' gerçeklerini algıladığı için böyle şeylerle uğraşacak vaktim olmuyordu. Ama kıştan sonra ilkbaharın geliyor olması muhtemelen herkesi etkiliyor... Her gün yeşillenen ağaçları seyrediyorum penceremden büyük bir mutlulukla...
Bu sene paskalya erken geldi. İspanyolca bir sayfada okuduğuma göre ilkbaharın ilk dolunayında kutlanıyormuş, Almanların 'yeşil', İspanyolların 'kutsal' dediği 'perşembe'. İsa nın ölmeden önceki son akşam yemeğinin yıldönümünü ifade ediyormuş.
Yukarıdaki tablo ama bence hiç gerçeğe uygun değil, zaten olması da gerekmiyor... Batı nın hiristiyanlık ile olan ilişkisi açısından ilginç. Aslında hirsitiyan ve batılı olmak kolay değildi, çünkü hiristiyanlık doğudan gelen bir din idi. Dili Avrupalı dillere çevrildi ama orjinalinde bir Avrupa dilinde gelmedi Avrupa ya.
Yine bir tesadüf oldu ama dünki blogda Almanca da 'Islamwissenschaftler' diye bir kelime geçiyordu. 11
Eylül den sonra birdenbire bu meslek tanımı dikkat çekecek şekilde mantar gibi çoğaldı medyada. Türkolog, oryantalist gibi tanımlar yerini bu 'İslambilimcisi' kelimesine bıraktı. Türkçede muhtemelen islam uzmanı derlerdi, çünkü 'bilimci' uyduruk bir laf... Birdenbire islamın bu kadar ön plana çıkarılması bence Batı nın klasik ikiyüzlü stratejik,politik manevralarından başka birşey değil... Yani islam ile ilgilenmiyorlar aslında, islamı baştan tanımlamaya çalışıyorlar... Bunu bir kere hiristiyanlık ile yaptılar, neden aynı şey islam ile olmasın diye düşünüyorlar muhtemelen... Bu noktada Baudrillard ın bir sözü geçiyor aklımdan 'otanticiteyi kurgulamak'... Bu ama büyük bir çelişki aslında... Hatta Modern in en büyük çelişkilerinden bir tanesi bence... 'Nation', yani de 'millet' kavramı da tamamen kurgu politik arenada gördüğümüz şekli ile...
***
Denebilir ki bir yere kadar Batı hiristiyanlaştırılmaya çalışılıyor, ama bir yerden sonra hiristiyanlık batılılılaştırılmaya çalışılıyor... Bunun hiristiyan uzmanları tarafından incelenmesi lazım... Modernite tarihi açısından mit ve logos ilişkisi açısından da ilginç bu konu...

Hiç yorum yok: