Yine zamana 'dur' demeye çalışacağım bu günlük ile. Arada birçok şey okundu ama onları yazacak vakit olmadı. Yazmaya vakit bulmak okumaya vakit bulmaktan daha zor oluyor, ayrıca okumak sanırım bazen daha büyük bir tatmin veriyor yazmaktan... Bazen gerçekten özdisiplin gereği yazmam gerektiğini düşünüyorum...
Freud ve Wagner-Jauregg üzerine olan kitap çok ilginçti. Umarım daha fazla yazmak mümkün olur o kitap üzerine. Psikoanalitik teori üzerine pek birşey yoktu ama psikiyatri tarihi ve aynı zamanda yakın zaman Avusturya tarihi açısından ilginçti. Mesela birinci Dünya Savaşı nda Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Ordusunda şaşılacak derecede az Avusturyalı var, Çek ve Macar daha çok.
Daha sonraki kitap Platon dan bir parça, 'Cesaret' idi. Sonra yine tesadüfen karşıma çıkan kitaplar ilginçti. Muazzez İlmiye Çığ dan Sümerler ile ilgili iki kitap okundu. Eski doğu toplulukları çok ilginç bir tarihe sahipler ve bu bize yeterince öğretilmiyor... Tabii İlmiye Hanım ın bakış açısı bence içler acısı denecek şekilde dar bir bakış açısı idi ama bununla da uğraşmayı daha sonraya bırakıyorum...
Sonra hiç istemediğim halde ruhsal dengesi bozuk başbakanımızın tam 8 Mart Kadınlar Günü öncesinde söylediklerini duydum... Okuyucuların yorunmları arasında komik yorumlar vardı. Bir kadın 'tamam' demiş ama ben de her çocuk için bir gemi, bir televizyon kanalı, bir gazete istiyorum demiş. Pek güldüm.
8 Mart Kadınlar Günü Erdoğan ın tayfasının anlayacağı veya ilgileneceği bir gün değil tabii, bir gün önceden 'karşı atak' yapması gerektiğini düşündü herhalde. Zaten dolar ve euro fırlamıştı ki, 'fırsat bu fırsat milletin dikkatini yine böyle zamazingo birkonuya çekiyim' dedi belki, bilemiyoruz... Bu 'ruhsal olarak dengesiz' lafını da başka birinden duydum ve bana komik geldi yoksa ben aslında başka türlü düşünüyorum. Ben klasik bir populist olduğunu düşünüyorum, yine 'kahraman Anadolu erkeğine' oynamaya çalıştı bence ama millet yemiyor tabii... Biraz insanlarla dalga geçer gibi oldu. Çok küstahça idi aslında. Sanki onun çocuklarını kimin okuttuğu, aynen Benazir Butto nun ailesi gibi son derece yiyici oldukları bilinmiyormuş gibi davranmaya cüret etti. Önemli olan bence dürüst, namuslu yaşamak, sermaye kuklası bir grup için bu 'efelik' biraz komik kaçıyor bence... Ayrıca bir populist için gerçekten 'köle' bir halk gerekir, yoksa kendisi 'kahya' olarak boşta kalır. Populist genellikle sermayenin yönettiği toplumlarda, halktan seçilmiş bir kişidir ki, vitrin için önemlidir. Yani aslında bir tür 'çarkı felek' oyunu ile sermaye rahat, rahat 'malı götürmek' peşindedir. Nasıl çarkı felek te bir kişiyi zengin edip, 'hepiniz işte onun gibi olabilirsiniz.' mesajı verilir ve insanlar soyulmaya devam edilirse, politikada da halktan birini başa getirip, 'bakın hepiniz başbakan olabilirsiniz, o da sizden biri.' mesajı verilmeye çalışılıyor. Populist zaten bu oyunu içselleştirmiş oluyor ve 'haylaz çocuk' gibi davranmasının kendisine olan ilgiyi artıracağını düşünüyor...
Bütün bunların dışında AKP nin Türkiye vizyonu ile benim ve benim gibi durumdan memnun olmayanların Türkiye vizyonu arasında fersah, fersah fark var. AKP ucuz işçi, şehire entegre olamamış göçmenden rızıklanıyor, ben ise Türkiye de kuvvetli bir orta sınıf taraftarıyım. Bu asla Türkiye de ki milyarderlerin işine gelmez... Forbes dergisinde
Türkiye nin milyarderlerinin arttığı yazıyor. Bu tesadüf olabilir mi? Yani ucuz insan ve az sayıda (aslında 35 kişi Türkiye için utanılacak derecede çok) beleşçi milyarder bu hükümetin politikalarının bir semeresi... Yani daha çocuk yaşta evlendirilen, kendi kişiliği oluşmamış kadınlar üreme makinesi olarak kullanılacak ki, bu 'efeler' hem cepheye gönderilecek insan, hem de milyarderleri zengin edecek bir ekonomi yaratsınlar... Tayyib gibiler de aracı olarak geçinecekler... Senaryo bu... Bence ruhsal olarak dengesiz değil, rolünü iyi ezberlemiş...
Bu konu da yaz, yaz bitmez...
Halbuki çok güzel, çok önemli başka şeyler ile uğraşmak istiyorum...
***
Sonunda Doğan ın çıkartmadığı bir dergiye rastladım Tükiye de... Enteresan değil mi?
Pek sevdim onu... İki alıntı yapmak istiyorum daha sonra bu dergiden...
***
Ve tabii sanat tarihi... Bu konuda da eklemek istediklerim var...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder